Mehmet Ocaktan
Mehmet Ocaktan Karar

Keşke ‘Burası Türkiye’den öte bir Türkiy

13 Ağustos 2017 | 56
Aklımızın erdiği, etrafımızı tanımaya başladığımız ilk günlerden bu yana adeta zihinlere zerkedilen siyasal içerikli tek baskın cümle, “Burası Türkiye” oldu. İlk bakışta kuşkusuz baştan sona ‘milli ve yerli’ bir ifade. Ancak bu cümlenin hangi bağlamda söylendiğine baktığımızda işin rengi birden bire değişiyor. “Burası Türkiye”nin hemen sonuna eklenen “Almanya, İngiltere, Fransa değil” kelimeleriyle cümleyi tamamladığınızda bu ifadenin hiç de masum olmadığını net bir şekilde anlayabilirsiniz. Başta devleti yönetenler olmak üzere pek çok kesimin neredeyse yarım yüzyıldır bütün ideolojik beklentilerini, rejimsel kaygılarını bu ifadenin arkasına gizleyerek ne tür daleveralar çevirdiğini artık çok iyi biliyoruz. *** Perdenin arkasına sakladıkları, kimsenin görmesini, bilmesini istemedikleri o kadar çok günahları vardı ki, bu yüzden milli duyguları tetikleyecek özel bir ‘hamaset edebiyatı’ geliştirdiler. Ne zaman özgürlükler, demokratik haklar gündeme gelse, ülkedeki ‘vesayet hukuku’ ile evrensel hukuk karşılaştırmaları yapılsa, “Burası Türkiye, bizim kendimize özgü şartlarımız var” diyerek üzerimize iflah olmaz bir hamaset perdesi çekildi. Öyle ki bu konuda farkındalık oluşturmaya çalışanlar, Batı’daki demokratik ve insani haklarla Türkiye şartlarını karşılaştıranlar ‘sömürge kafalı’ yaftasıyla itibarsızlaştırılarak mahkum edildiler. Daha da vahim olanı, küçücük bir eleştirel bakışın neredeyse ihanetle eşdeğer görülmesidir. Bu kaliteye düşman söylem dünün en geçerli masalıydı, ne yazık ki bugün de hala geçerliliğini korumaya devam ediyor. Devamını Oku