Muhalefet neden Meclis’in güçlenmesini istemez?

CHP ve HDP’nin 16 Nisan’da oylanacak anayasa değişikliği için yaptığı itirazların başında Meclis’in etkisizleştirileceği iddiası geliyor. Meclis’in denge ve denetleme konusunda...

CHP ve HDP’nin 16 Nisan’da oylanacak anayasa değişikliği için yaptığı itirazların başında Meclis’in etkisizleştirileceği iddiası geliyor. Meclis’in denge ve denetleme konusunda zayıflatıldığı ileri sürülüyor.

Belki en çok ciddiye alınması gereken itirazları da bu noktada.

O yüzden teklife ve var olan duruma bakarak konuya objektif biçimde eğilmek vatandaşlarımızın bilgilenmesi açısından önemli.

Öncellikle 25 olan seçilme yaşının 18’e indirilmesi ve 550 olan milletvekili sayısının 600’e çıkması çok önemli.

Dünyada 108 ülkede ve Avrupa’nın çoğunluğunda seçilme yaşı 18. (İngiltere, Fransa, Kanada, Danimarka, Almanya, Hollanda, İsveç vd.) Biz de seçme yaşı ile seçilme yaşını nihayet eşitliyoruz.

18 ila 25 yaş arasındaki sekiz milyona yakın vatandaşımız, yani ülkenin yüzde 10’u şu anda Meclis’te temsil edilmiyorlar. Bu demokrasi açığı ve temsil zayıflığı anlamına gelir. Önerilen teklifle bu kritik zaaf giderilecek, Meclis temsil gücü açısından güçlenecektir.

Aynı şekilde, milletvekili başına düşen vatandaş sayısı açısından da diğer gelişmiş demokrasilerin çok çok gerisindeyiz. Bizimle aynı nüfusa sahip Almanya’da vekil sayısı 667… 46 milyonluk İspanya’da 616… 66 milyonluk Fransa’da 925… 61 milyonluk İtalya’da 952, Britanya da ise 1449’dur.

CHP ve HDP başta bu iki maddeye şiddetli biçimde karşı çıkarken artık bundan vazgeçmiş gibiler. Çünkü temsilin güçlenmesine karşı çıkmak millet iradesine karşı çıkmak demektir.

Meclis’in denetleme mekanizmalarından gensoru ve güven oylamasının kalktığı söyleniyor.

Doğrudur, kalktı. Çünkü gensoru ve güven oylaması hükümetin Meclis’in içinden dolaylı olarak çıktığı var olan hükümet sisteminin özel öğelerdir. Yeni düzenlemenin mantığı ise farklıdır. Yasama ve yürütme fiilen birbirinden ayrıldığı, hükümet doğrudan ikinci bir sandıkla millet tarafından seçildiği için, bu pratiklerin devam etmesi cumhurbaşkanlığı sisteminde mümkün değildir. Güvenoyunu millet zaten artık sandıkta doğrudan vermektedir.

Teklifle Meclis’i güçlendirecek yeni denge ve denetleme mekanizmaları ile diğer alanlarda yeni imkânlar yaratılmıştır.

Öncellikle cumhurbaşkanının her türlü yargılanma yolu açılmış, kesin/belirli kurallara bağlanmıştır. Bu konuda tek yetkili Meclis kılınmıştır.

Meclis cumhurbaşkanını seçime götürebilir. Siyasi hayatları iki dönemle sınırlandırılmış cumhurbaşkanları için bu önemli bir kontrol mekanizmasıdır. Unutmayalım ki milletvekillerinin dönem sınırlaması yoktur. Ancak cumhurbaşkanı eğer ikinci döneminde seçim kararı alırsa siyasi hayatına son vermiş olacaktır.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Keşke o kadar basit ve kolay olsa… 26 Eylül 2020 | 198 Okunma Model çok net… 24 Eylül 2020 | 362 Okunma Basit bir tartışma değil… 19 Eylül 2020 | 236 Okunma Beceremedin Macron… 17 Eylül 2020 | 469 Okunma Bana dostunu söyle... 12 Eylül 2020 | 1.967 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar