İhtilaftaki hikmet… 

Son yazımda, CHP’nin ve tabanının bir kısmının Erdoğan, AK Parti ve muhafazakarların başarısını siyasi rekabette geri düşmek olarak değil  “mahvoluş” olarak algıladıklarını...

Son yazımda, CHP’nin ve tabanının bir kısmının Erdoğan, AK Parti ve muhafazakarların başarısını siyasi rekabette geri düşmek olarak değil  “mahvoluş” olarak algıladıklarını, dolayısıyla, bu aktörlerin bir siyasi rakip değil bir hasım olarak görüldüğünü ifade ettim. Evet, görünürde yaşam biçimleri, kimlik ve mülkiyet hakkına bir saldırı yoktu. Ama bunun olmaması, beyaz Türkler/elitler için bir kayıp olmadığı anlamına da gelmezdi. Gerçekte bir kayıpları vardı; hem de büyük bir kayıp… Bir hak olarak algılanan imtiyazların yitimi ve muhafazakarlarla eşit olma durumu, bu kesimde yaşamsal bir hak kaybı olarak görülüyordu. 

Burada aklıma telafi yollarından birisi olarak Chantal Mouffe ve Ernesto Laclau’nun “Radikal demokrasi” teorisinden yararlanmak geliyordu. Demokrasi için uzlaşma değil zıtlıkların karşılaşmasının önemli olduğunu vurgulayan Mouffe, bu noktada antagonizma ve agonizma ayrımının önemine dikkati çeker. Buna göre, antagonizma, hasımlar arasındaki mücadele, agonizma

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Keşke o kadar basit ve kolay olsa… 26 Eylül 2020 | 198 Okunma Model çok net… 24 Eylül 2020 | 359 Okunma Basit bir tartışma değil… 19 Eylül 2020 | 233 Okunma Beceremedin Macron… 17 Eylül 2020 | 468 Okunma Bana dostunu söyle... 12 Eylül 2020 | 1.967 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar