1919'da Atatürk, 2002'de Erdoğan olmasaydı 

Şüphesiz güncelde olduğu gibi tarihte de kimse eleştiriden layüsel değildir. Ancak eleştirinin saygı ve nesnellik özelliklerini taşıması gerekir. Bir fikir varsa, bu demagoji, üslupsuzluk, şahsilik ve nefretle...

Şüphesiz güncelde olduğu gibi tarihte de kimse eleştiriden layüsel değildir. Ancak eleştirinin saygı ve nesnellik özelliklerini taşıması gerekir. Bir fikir varsa, bu demagoji, üslupsuzluk, şahsilik ve nefretle bezendiği oranda değerini yitirir ve biz de bir fırsattan mahrum kalırız. 

***

Ülkemizde “tarihimizle” ilgili tartışmaların oldukça nesnellikten uzak ve meşrebe göre yapıldığı göze çarpıyor. Hani kategorik olarak Atatürk, İnönü, Menderes, Özal vd. sevgilisi/düşmanı olmak zorundaymışız gibi. 

***

Mesela beni Atatürk’ün kutsallaştırılması kadar, kötücül figür gibi yansıtılması da nesnellik adına rahatsız ediyor. Merhum Menderes’in bendeki yeri ayrıdır. Ama Menderes dönemi de pirüpak değildi. Bunların hiçbiri idamın gerekçesi de değildi. Sultan Vahdeddin asla bir hain değildi; ama İngilizleri kızdırmamak gibi çok yanlış bir taktik tutturmuştu vs. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Evrensel adalet anlayışına geri dönebilir miyiz? 19 Eylül 2019 | 101 Okunma 200 yıldır başarmaya çalıştığımız şey nedir? 17 Eylül 2019 | 1.779 Okunma Beka sorununun zihniyet temelleri 14 Eylül 2019 | 2.117 Okunma Asıl mesele nedir? 12 Eylül 2019 | 2.287 Okunma Kürt anaların serhildanı başlamıştır... 10 Eylül 2019 | 2.443 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar