ABD karşıtlığında sıçrama: Maskeler düştü
Açık askeri saldırılar, vekâlet savaşları, darbeler ve ekonomik tetikçilik... Bütün bunlar yetmedi; ABD emperyalizmi artık hukuku, meşruiyeti ve diplomasi dilini bir kenara bırakıp haydutluk çizgisine ilerliyor....
Açık askeri saldırılar, vekâlet savaşları, darbeler ve ekonomik tetikçilik... Bütün bunlar yetmedi; ABD emperyalizmi artık hukuku, meşruiyeti ve diplomasi dilini bir kenara bırakıp haydutluk çizgisine ilerliyor. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırılması, sıradan bir "operasyon" değil; uluslararası düzenin fiilen askıya alındığının ilanı, "kurallara dayalı düzen" masalının da iflasıdır.
ABD, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurduğu hegemonyayı uzun yıllar "demokrasi", "özgürlük", "hür dünya" söylemleriyle parlatmayı başardı. Fakat Küba krizi ve Vietnam Savaşı'yla başlayan meşruiyet aşınması, hiçbir zaman tamir edilemedi. O günlerde daha çok sol çevrelerden yükselen ABD karşıtlığı, 2001 sonrası bambaşka bir evreye girdi; artık mesele ideoloji değil, yaşanmış tecrübenin bizzat kendisi oldu.
Afganistan'dan Irak'a, Suriye'den Libya'ya uzanan hat; demokrasi değil enkaz, istikrar değil kaos, güvenlik değil terör üretti. ABD'nin dokunduğu birçok coğrafyada devlet aygıtı çöktü, toplum dokusu parçalandı, sınırlar değil hayatlar bölündü. "İnsan hakları" diye başlayan...