Hak, kuvvete muhtaç değil

Haksız adamın insafsız olması bir yana, aynı zamanda ürkek, korkak ve tedirgindir. Rüzgârın her an aleyhine dönebileceği ve foyasının ortaya çıkacağı ihtimalini düşünen haksız kimseler...

Haksız adamın insafsız olması bir yana, aynı zamanda ürkek, korkak ve tedirgindir. Rüzgârın her an aleyhine dönebileceği ve foyasının ortaya çıkacağı ihtimalini düşünen haksız kimseler, daimî bir sıkıntı, gerginlik ve tedirginlik haleti içinde olurlar.  Bu vaziyet, zaman zaman başarılı olmalarına ve yüksek mevkilere çıkmalarına rağmen, onları  büyük ölçüde huzursuz eder, hatta azap içinde bırakır.  Demek ki, bu dünya hayatında da huzur arayan ve vicdanî rahatlık içinde olmak isteyen kimse, kuvvete değil, hakka dayanması ve hak olan şeyleri dâvâ etmesi gerekir.  Şayet güce, kuvvete ve pro pagandanın sihirli formülüne istinad ederek bir yerlere varmaya çalışılıyorsa, sûrî ve muvakkat bir saadetin ardından, kederli ve elemli bir akıbetin yaşanacağı da muhakkaktır.  Zira, kuvvetin zoruyla bir binayı yıkmak kolay; fakat, sağlam ve güvenilir bir binanın inşası için sadece kuvvet unsuru kâfi gelmez ve gelmiyor.  Güç, kuvvet ve servetten önce, haklı ve tutarlı bir tasarım, bir plân, proje ve hatta fizibilite çalışması gibi hayatî unsurlar gelir.  Nitekim, günümüz dünyasında medeniyette ileri giden, ülke ve toplum olarak nisbeten huzur ve güveni sağlayan ülkelerin, özellikle bu hayatî unsurlara ehemmiyet verdiği ve öncelikler hanesine kaydettiği görülüyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Meşrûtiyetten önceki Şûrâ 01 Nisan 2018 | 168 Okunma Türk Ocakları ve Barbaros heykeli 25 Mart 2018 | 138 Okunma İki Çanakkale var 18 Mart 2018 | 141 Okunma Yeşilaycıydı; katledildi 05 Mart 2018 | 169 Okunma Seferberlik hâli 27 Şubat 2018 | 215 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar