Fevzi Paşa siyaseti

Bugünlerde ülkeye hâkim olmaya başlayan “militarist siyaset”, vaktiyle başını Mareşal Fevzi Çakmak’ın çektiği “Milletçiler siyaseti” ile önemli ölçüde bazı benzerlikler...

Bugünlerde ülkeye hâkim olmaya başlayan “militarist siyaset”, vaktiyle başını Mareşal Fevzi Çakmak’ın çektiği “Milletçiler siyaseti” ile önemli ölçüde bazı benzerlikler arz ediyor.
Şimdi, hikâyeyi tâ baştan alıp özetleyerek, günümüze doğru gelmeye çalışalım.

11 Kasım 1938’de M. Kemal’in yerine İsmet Paşa’yı seçtiren Fevzi Paşa, beş-altı yıl sonra, hiç olmazsa bir dönemliğine de olsa Cumhurbaşkanlığı makamına geçmek isterken, “Kurt politikacı İsmet”in fena halde oyununa geldi.

Partili Cumhurbaşkanı olan İnönü, 1944’te Meclis’ten geçirttiği “Yaş haddinden emeklilik kànunu” ile 1876 doğumlu Mareşal Çakmak’ı diskalifiye etti. Onu hem ordunun başından ayırdı, hem de pasifize etmiş oldu.

Bundan sonra, tam da iki yıllık periyotlar halinde, Fevzi Paşa’nın hayatında önemli değişiklikler meydana geldi.

Emekliliğinin ikinci senesinde, çok partili siyasî hayata geçildiği süreçte Demokrat Parti (DP, 1946) listesinden bağımsız aday olarak seçime giren Mareşal Paşa, aynı sene içinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimine de yine DP’nin adayı olarak katıldı, ancak kazanamadı.

Meclis’te 61 vekile sahip olan DP’nin, onun için kendini iki kez riske atmış olduğu Fevzi Paşa, yine iki sene sonra, yani 1948’de Demokrat Parti’yi adeta ortadan ikiye bölerek, 28 vekili Fahrî Başkanlığını yürüttüğü Millet Partisine (MP) transfer etti.

MP’nin kuruluşundan iki sene sonra, yani ilk demokratik seçimlerin yapıldığı 1950’de ise, coşkulu meydan mitinglerinde rahatsızlanan Mareşal Paşa, genel seçimlere tam da 35 gün kala öldü.

Onun bu kritik tarihteki ölümü, siyasetin kurulu dengesini yerinden oynattı. Ortadan neredeyse ikiye bölünen muhalefetin oyları yeniden birleşerek Demokrat Parti’yi tek başına iktidara taşıdı.

1950 seçimlerinde DP’nin oyu yüzde 53, MP’nin oy oranı ise yüzde 3 civarında gerçekleşti.

İşte, o tarihlerde “mânevî ihtarla” yazılmış olan bir lâhika mektubunda, Üstad Bediüzzaman, aynen şu ifadeyi kullanır: "Eğer Demokrat Parti düşse, ...Millet Partisi iktidara gelecek." (Emirdağ Lâhikası, s. 422.)

Bu demektir ki, günün birinde Demokratlar düşebilir ve onun yerine seçim yoluyla—Halkçılar değil—Milletçiler iktidara gelebilir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Meşrûtiyetten önceki Şûrâ 01 Nisan 2018 | 170 Okunma Türk Ocakları ve Barbaros heykeli 25 Mart 2018 | 138 Okunma İki Çanakkale var 18 Mart 2018 | 141 Okunma Yeşilaycıydı; katledildi 05 Mart 2018 | 169 Okunma Seferberlik hâli 27 Şubat 2018 | 215 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar