“Ne varlığa sevinirim ne yokluğa yerinirim” kültürü

Küresel işgal toprakta değil gönülde savaştırıyor bizi. Lakin yeterince donanımlı değiliz. Aynı senaryodan kaçıncı oyun bu sahnelediğimiz, hep çocuk müsameresi kıvamında, sayısı belli değil...

Mücadeleyi dosdoğru olma niyetiyle kendi nefsimizde vermeye devam ediyor kimilerimiz. Çünkü bilen biliyor, içimizde olan ile âlemde olan aynı gerçeğin tezahürleri.

Anadolu’da verdiği eserlerle İslam medeniyetine ruh üflemiş binlerce gönül sultanı var. Dün olduğu gibi bugün de canlı nefes. Zira velayet emini olmayı geçmişe hapsetmek imkânsız. Veli ismi kesintisiz olarak O’nun tecellilerini ifadeye devam ediyor.

Küresel proje örgütler veya radikal terör örgütleri din adına yakıp yıkarken mücahadesinde zafer kazanarak nefsini şehit etmiş (Müslüman etmiş) Hak dostları gönlümüzde yaktıkları çerağ ile bizleri her seferinde düştüğümüz yerden kaldırıyor.

“Benim ağır kalıbım baştan başa gönül kesildi. Her zerresi senin güneşinin ziyasından inci gibi parıldıyor. Birlik noktasında senin canın benim canımdır” diyen Mevlâna’nın asırlar öncesinde kalmış, sakallı sarıklı bir pamuk dede olduğu fikrine dayanan bir tahayyülümüz var. Oldubitti, giden gitti, şimdi kurak bir iklimdeyiz sanrısıyla tarihsel bir algının tuzağına düşüyoruz.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Gönül dergahını gezenler, gezemeyenler 25 Mayıs 2019 | 30 Okunma Ramazan cami avlusunda da, sosyal medyada da bir imgesel tasarım değildir! 21 Mayıs 2019 | 64 Okunma Sanatçı klişesi 18 Mayıs 2019 | 56 Okunma Sanatçının niyeti eserlerinden bilinir! 14 Mayıs 2019 | 288 Okunma “Ne varlığa sevinirim ne yokluğa yerinirim” kültürü 11 Mayıs 2019 | 58 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar