Gönül dergahını gezenler, gezemeyenler

Evet Ramazan’a sayılı günler kala yapılacağı belli olduğu için organizasyonunda sorunlar yaşanan, duyurusu tam yapılamayan Çamlıca Camii avlusundaki fuardaydık. İlk günlerdi...

Vakit namazından çıkan cemaatin stantları teğet geçip gittiği bir anda, okur ile müşteri arasında bir tercih için öylece dururken biz yazarlar… İmzaya gelecek birileri olur mu acaba derken… Bir kız çocuğu uzaktan bana doğru koşmaya başladı.

Önceki yazımda kaldığım yerden devam edeyim. (Bkz: Ramazan cami avlusunda da, sosyal medyada da bir imgesel tasarım değildir!) Leyla teyze beni tanıdın mı diye yaklaşırken gözlerindeki ışığın içinde kamaşmaya başlamıştım çoktan. Seni nasıl unutabilirim dedim. Gerçekten de Ceyda sekiz dokuz yaş civarındaki bütün yaşıtlarından farklı tavrıyla gönlümü daha önce benimle söyleşi yaparken fethetmişti.

Konuşurken karşısındakine odaklanabilen, ondan nefes çekebilen ve aldığı esinlerle kendi içindeki gerçekleri ifade etme becerisini kolayca becerebilen bir çocuk. Müthiş duygusal ve analitik zeka. Doğuştan gelen bir hürriyet duygusu. Tam bir özgünlük. Onunla konuşurken yaş farkını dahi unuttuğum çocuklardan biri.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Öğrenmenin önündeki en büyük engel: Benlik kibri 15 Haziran 2019 | 74 Okunma Siyaset meydanı da ‘akleden kalb’e dahil 11 Haziran 2019 | 36 Okunma Birlikte geçilen kapılar, tek başına girilemeyen odalar 08 Haziran 2019 | 68 Okunma ‘Yâr ile bayram’ illa şimdi! 04 Haziran 2019 | 45 Okunma İstanbul’u adaletle yönetmek fethin farzıdır 01 Haziran 2019 | 1.060 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar