Ateş dokunmasın diye...

“Zalimlere meyil etmeyin, sonra size de ateş dokunur. Allah’tan başka dostunuz da yoktur. Sonra yardım da görmezsiniz.” (Hud, 113)Zalimlere karşı içinizde en ufak bir sempati duyuyorsanız akıbetinizden çok ciddi şekilde...

“Zalimlere meyil etmeyin, sonra size de ateş dokunur. Allah’tan başka dostunuz da yoktur. Sonra yardım da görmezsiniz.” (Hud, 113)

Zalimlere karşı içinizde en ufak bir sempati duyuyorsanız akıbetinizden çok ciddi şekilde endişe duyma hakkınızı sonuna kadar kullanmalısınız. Bu gidiş doğru bir gidiş değildir, sonuç da iyi bir sonuç olmayacaktır.

Adalet her hak sahibine hakkını vermek şeklinde tarif edildiğine göre, adaletin karşıt anlamlısı olan zulüm de herhangi bir hak sahibine hakkını tam olarak vermemek, hak sahibini hakkından mahrum etmek şeklinde tarif edilebilir. Küfre rıza küfür, zulme rıza zulüm olması gerçeğinden hareketle, zalimin yaptığına rıza gösteren, zalime karşı içinde meyil taşıyan kişi de zalimle aynı kategoride değerlendirilir, zalimin başına gelmesi mukadder olan akıbetlerin bütünü onlar için de mukadder olur. Bu akıbet hem dünya hem de ahiret için geçerlidir. 

Binlerce insanın ölümüne, yüzbinlerce masumun mazlum ve mağdur olmasına sebebiyet veren PKK bednam bir terör örgütünün otuz beş yıllık dağlar cesametindeki cürmü ortada iken, sırf etnik dürtüyle, sırf siyasi düşüncelerle böylesi bir zalimler topluluğu ile el ele vermek aynı zalimliğe ortak olmaktan başka ne anlam ifade eder? Hangi dini ve milli gaye ve hedef böylesi bir zulüm ortaklığına fetva verdirebilir?  Milletinden, milliyetinden doğu-batı arasındaki fark kadar uzaklara düşmüş bir eylemler bütünü, hangi meşru gerekçe ile müşterek çizgiye dönüştürülebilir? Böylesi bir gafletin hatta böylesi bir ihanetin idrarla abdest almaktan, kıblesiz namaz kılmaktan başka bir anlam ifade etmeyen mazeretlerle meşrulaştırılmaya çalışılması hangi temiz vicdanı rahatlatabilir? Bu yolla kazanılan seçim, hakikatte en büyük zillet ve hezimet olmaz mı?  

Bu necip milletin en az yarım asrını talan eden, 17- 25 Aralık olaylarında gerçek yüzünü göstermeye başlayan, 15 Temmuz darbe teşebbüsüyle 250 masum insanı şehit eden,  binlerce vatan evladını yaralayan ve topyekûn bir millete hâlâ travma yaşatan dünyanın en alçak, en sinsi, en hain bir örgütü olan FETÖ ile el ele verip siyaset yapmanın suçunu, günahını, vebalini hafifletecek hangi milli, dini gaye ve hedef ve bunlara sığınak olacak bir mazeret vardır? Sırf Cumhur İttifakı düşmanlığı böylesi bir zalimler topluluğuyla iş birliği içine girmeyi nasıl meşru hale getirebilir? Böylesi bir zulme iştirakin temiz vicdanlarda hasıl edeceği ebedi sıkletin ağırlığını ve sorumluluğunu hangi makul gerekçe hafifletebilir?   

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İhanetin heykelini diktiler 13 Temmuz 2019 | 380 Okunma Bütün hataların başı 06 Temmuz 2019 | 396 Okunma Sözde yenilgi üzerine... 29 Haziran 2019 | 686 Okunma Bahtın açık olsun İstanbul 22 Haziran 2019 | 324 Okunma Seçim - FETÖ ve son zırvaların deşifresi 15 Haziran 2019 | 1.105 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar