'İstanbul Sözleşmesi', 'hilafet' ve muhalefetin kızıl elması

Ayasofya adımını gölgelemek için üretilmek istenen yapay tartışmalardan biri “hilafet”, diğeri de “İstanbul sözleşmesi”. Her iki polemik başlığı da aslında Cumhurbaşkanı ...

Ayasofya adımını gölgelemek için üretilmek istenen yapay tartışmalardan biri “hilafet”, diğeri de “İstanbul sözleşmesi”.

Her iki polemik başlığı da aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AK Parti’yi seküler ve muhafazakar camia arasında sıkıştırmayı, hareketsiz kılmayı ve tabanını daraltmayı amaçlıyor.

“Hilafet” konusu geçici, kısa süreli bir tartışma konusu olarak dolaşıma sokuldu. Sıcağı sıcağına gündem saptırmayı amaçlıyordu. Ki etkisi de sınırlı oldu.

Ancak “İstanbul sözleşmesi” uzun süredir hazırlığı yapılan, pişirilen ve muhafazakar camiada karşılığı olacağı umuduyla daha da gündemde tutulacak olan başlıklardan birine benziyor.

Başkanlık referandumu ve ilk seçimler, muhafazakar camianın blok halinde hareket etmesi sebebiyle Erdoğan’ın lehinde sonuç vermişti.

O günden beri muhafazakar camiayı içeriden bölmek muhalefetin kızıl elması haline gelmiş durumda. AK Parti’den kopuş

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Lozan'ı bile savunamadınız 18 Eylül 2020 | 454 Okunma “Atatürksüz CHP” neye karşılık geliyor? 16 Eylül 2020 | 395 Okunma “Normalleşme” ittifakları 14 Eylül 2020 | 196 Okunma Körüklenen bu İslam düşmanlığının sebebi ne? 11 Eylül 2020 | 2.119 Okunma Akşener'i aşiret anasına çeviren teklif 09 Eylül 2020 | 2.322 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar