Ve, NATO Çin’i radarına aldı

NATO'nun 1990'lı yılların ikinci yarısından itibaren içine düştüğü en büyük bunalım, 'Kuzey Atlantik İttifakı'nın askeri açıdan 'varlığını daim kılacak' bir ana tehdit başlığını kaybetmiş olmasıydı.

Rusya, Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrasında içine düştüğü siyasi, ekonomik, idari ve askeri bunalımın getirdiği ağır sorunlarla boğuşur ve 'tehdit' olabileceği tüm unsurları kaybetmiş gözükürken, ufuk çizgisine yakın, Asya'nın bir ucundaki Çin de, ekonomik, siyasi ve askeri gerekçelerle bir 'tehdit' olarak algılanabileceği düzeyin oldukça altındaydı.
Bu nedenle, ağırlıklı olarak ABD'nin 'koruma şemsiyesi' altında, 'Sovyet tehdidi'nin 'sıcak nefesi'ni ensesinde hisseden Batı Avrupa, 1990'lı yılların ortasına kadar NATO'nun varlığında da, gücünden de memnundu. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bu ‘fuarcılık’ bu ekonomiyi kaldırmaz 24 Ocak 2020 | 53 Okunma Hedef ‘gerçek piyasa ekonomisi’ 22 Ocak 2020 | 66 Okunma ABD-Çin ‘enerji’ denklemi 20 Ocak 2020 | 230 Okunma TCMB ‘ölçülü indirim’i tercih etti 17 Ocak 2020 | 43 Okunma 2019 büyümesi yüzde 0.5 olabilir 15 Ocak 2020 | 50 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar