Türkiye ve Hindistan’ın ‘dengeleyici’ rolü

Küresel ekonomi-politik, bilhassa 'gelişmiş Atlantik'in 21. Yüzyıl'ın temel sorunlarına çözüm üretecek süreçlere, mutabık kalınacak yol haritalarına gereken ilgiyi, ciddiyeti ve samimiyeti göstermemesi kendisinden uzak coğrafyalarda artan sorunlara kayıtsızlık ve sorumsuzluk göstermesi nedeniyle, hayli sancılı, hayli ağır bir 'dönüşüm'ün içinden geçiyor.

Neoliberallerin ve neoemperyalistlerin hakimiyetindeki 'müesses nizam'ın dayatmaları, insani değerlere yönelik duyarsızlıkları, hoyratlıkları, yeryüzünün toplumsal ve doğal atmosferini zehirlemiş durumda.
soluduğumuz oksijen o kadar zayıf ki; umutsuzluk adeta dünyayı esir almış gibi hissediyoruz. Oysa, 21. Yüzyıl açısından kaçınılmaz gerçek olan 'Asya- Pasifik'in önlenemez yükselişi'ni 'neoemperyal' metotlarla durdurmaya çalışmak yerine; 'gelişmiş Atlantik' Türkiye ve Hindistan'ı 'küresel dönüşüm'ün 'dengeleyicileri' olarak göreve çağırabilirdi. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Türkiye’nin ‘AB’ kararlılığı, AB’nin kararsızlığı 27 Kasım 2020 | 34 Okunma Rekabetin geleceği ve AB için zor tercihler 25 Kasım 2020 | 53 Okunma ‘Enflasyon’ kılıfıyla ‘faiz’ simsarlığı 23 Kasım 2020 | 154 Okunma ‘Esas Savaş’ şimdi başlıyor 20 Kasım 2020 | 153 Okunma Küresel öncelik ‘gelir dağılımı’ 18 Kasım 2020 | 49 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar