Adını söyle, ‘tehdit’ini söyleyeyim

Uluslararası medya tarafından dünyada neyin 'tehdit' olarak algılanması gerektiğine dair 'kampanya'lar tüm hızıyla sürse de, ülkeler belirli başlıkları mutlaka 'tehdit' olarak algılamaları adına ciddi...

Uluslararası medya tarafından dünyada neyin 'tehdit' olarak algılanması gerektiğine dair 'kampanya'lar tüm hızıyla sürse de, ülkeler belirli başlıkları mutlaka 'tehdit' olarak algılamaları adına ciddi çabalar ortaya konsa da, yine coğrafik konumu ve içinde bulunduğu iç ve dış siyasi konjonktüre göre ülkelerin 'tehdit' algısına yönelik algıları değişebiliyor. ABD halkı için birinci öncelikli tehdit algısı son dönemde 'siber saldırı' olarak öne çıkmakta. Bunu DAEŞ terörü, iklim değişikliği, Kuzey Kore'nin nükleer programı ve Rusya'nın gücü takip ediyor.
İngilizler için ise, siber saldırı ve DAEŞ tehdidi eşit algıya sahip.
İlginçtir, ABD yönetiminin Çin'le yaşadığı gerginliğe rağmen, Çin'in gücünün tehdit olarak algılanması 6. sırada. İngilizler için ise sonuncu. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
2023: Yeni ‘Milli Mücadele’ 30 Ekim 2020 | 6 Okunma Ekonomiye ‘güven’in 6 koşulu 28 Ekim 2020 | 118 Okunma ‘Otoriterleşen’ kapitalizm ve ‘faşist’ neoliberalizm 26 Ekim 2020 | 65 Okunma TCMB’den ‘hibrid’ adım 23 Ekim 2020 | 103 Okunma Cari denge için stratejik manevra 21 Ekim 2020 | 128 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar