2026’da ‘Tedarik Savaşları’ sertleşecek
2026, esasen Çin'in ve Rusya'nın 2010'dan sonra adım adım geçtikleri, Trump yönetiminin ise ABD'nin geçişini hızlandırdığı, AB tarafının ise henüz ne yapacağını kestiremediği 'Merkantilizm...
2026, esasen Çin'in ve Rusya'nın 2010'dan sonra adım adım geçtikleri, Trump yönetiminin ise ABD'nin geçişini hızlandırdığı, AB tarafının ise henüz ne yapacağını kestiremediği 'Merkantilizm 2.0' için yoğun gelişmelerin yaşanacağı bir yıl olacak. 2026 küresel ekonomide serbest ticaret döneminin fiilen kapandığı; tedarik zincirlerinin salt ekonomik değil, doğrudan jeopolitik bir enstrümana dönüştüğü bir eşik yılı olacak. Son on yılda art arda yaşanan pandemi, savaşlar, yaptırımlar ve büyük güçler arası rekabet, ülkelerin salt verimlilik adına tedarik arayışlarını en ucuz girdiye en kolay noktadan ulaşmaya çalıştıkları bir mesele olmaktan çıkarıp; onu adeta bir güç, baskı ve pazarlık aracına dönüştürdü.
2026'da yaşayacağımız şey, klasik anlamda bir 'ticaret savaşı' değil, doğrudan bir 'tedarik savaşı' olacak. Bu yeni dönemde rekabetin merkezinde fiyatlar ya da gümrük vergileri değil; kimlerin hangi kaynağa, hangi teknolojiye ve hangi ara ürüne erişebileceği sorusu yer alacak. Nadir toprak elementlerinden yarı iletkenlere, batarya minerallerinden enerji...