Zekâtı mutlaka bizim cemaate verelim

Kızdıracağım. Hem de çok kızdıracağım sizi. Elimden geldiği kadar kızdıracağım. Gücüm yettiği kadar...

Bir kere şu… Zekâta taalluk eden fıkhi hükümlerin baştan sona yenilenmesi modern zamanlar için kaçınılmaz bir zorunluluktur. “Neyin zekâta konu olduğu” meselesi cesaretle, üzerine üzerine gidilerek adam gibi tanımlanmalıdır İslam âlimleri tarafından. Mesela şu “binek” meselesi… Ortalama bir bineğin 10 katı fiyatla bir arabaya binen Müslüman’ın o araç için kesinlikle zekât vermemesi gerektiğini ispat etmek için çırpınan hocalarımıza benden bir dost tavsiyesi. “Devletin temin ettiği toplu taşıma araçlarını ‘binek’ sayabiliriz” diyen yenilikçi ve cesur iktisat âlimlerine bir baksınlar.

Söylemiştim. Sizi kızdırmaya çalışıyorum.

100 milyon liralık malı olan mümin, kıyıp da (en az) 2,5 milyon lirasını zekât veremiyor diye “ticari borçlar, birinci binek, birinci ev, pırlanta” v.d. gibi bir dünya “zekât vermeme formülü” ihdas edenlerin değil “yahu mübarek insan. Yahu güzel Müslüman. 2,5 yerine 5 ver ki, 10 ver ki malın artsın, bereketin çoğalsın” diyecek hocaların dizinin dibine çökelim. “Verince azalmayacağına” herkesi ikna edecek gül yüzlü adamlar bulalım. Dünyaya yeniden bir “ekonomik kalkınma modeli” öneren zatların peşine düşelim. Gösterin, bulalım onları neredeyseler.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yakın tehlike uzak hayal 25 Ocak 2022 | 333 Okunma Falda çıkmayan 23 Ocak 2022 | 180 Okunma Yine mi aynı mesele? 22 Ocak 2022 | 328 Okunma Müzik aleti mi yakalım oyuncu mu? 18 Ocak 2022 | 561 Okunma Anlamazsınız siz 16 Ocak 2022 | 203 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar