Uyumlu uyumsuzluk

Yeter ki ekonomiyi selamete erdirmenin, temel hak ve özgürlüklerin temininin sağlanmasının, bunları yaparken de Türkiye ekseni fikrine inanan insan sayısının artırılmasının bir yolu bulunsun.

Bizim gibi ülkeler için “güçlü ve zengin olmak” vazgeçilmez bir hedef olarak belirir. Bu hedef aynı zamanda o ülkenin güçsüz ve fakir olduğunun da bir belirtisi, göstergesidir.

Uzun, çok uzun sürmüş sömürgecilik tecrübeleri ve elbette daha bir sürü faktör, sömüren ülkeleri güçlü ve zengin kılarken sömürülen ülkeleri zayıf ve fakir bırakmıştır. Çocukluğumdan beri sıklıkla duyduğum “geri kalmış ülke yoktur, geri bırakılmış ülke vardır” sloganı, aslında bu yalın gerçeğe işaret etmesi bakımından doğru, herhangi bir çözüm önermemesi bakımından isabetsizdir.

Özelde Türkiye’nin var oluş ve var kalış mücadelesi tam bir anti emperyalist mücadele biçimidir. Yöntemi seneler içerisinde ve olaylar karşısında değişip dönüşse, karakter değiştirse bile Türkiye varlığı itibariyle “anti emperyalist” bir ülkedir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İki sert gerçek 24 Kasım 2020 | 406 Okunma Burası dünya ve bu kadar 22 Kasım 2020 | 292 Okunma Uyumlu uyumsuzluk 21 Kasım 2020 | 452 Okunma Kamalizm’in açık yaraları 17 Kasım 2020 | 1.285 Okunma Ali Hocam 15 Kasım 2020 | 243 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar