“Sevda bilmeyene hayal, düş gelir”

“Abi be, şu işin nasıl olduğunu bi daha anlatsana.”Son çayı çabucak demlesin diye altına birkaç kuru odunla biraz mangal kömürü sürdüğümüz ateş iyice harlanmış, güneş...

“Abi be, şu işin nasıl olduğunu bi daha anlatsana.”

Son çayı çabucak demlesin diye altına birkaç kuru odunla biraz mangal kömürü sürdüğümüz ateş iyice harlanmış, güneş guruba iyice dönmüş, her zamanki gibi Keltepe’den aşağı değil de bu sefer uzaktan görünen göletten yukarı beri esen rüzgâr hepimizi iyice üşütmüştü. Öğlenden bu yana laf demini almış, konuşulmadık konu bırakılmamış, konuşulmadık konu kalmayınca açılan eski defterlere gelmişti sıra.

“Eski defter” denildi miydi ille de laf Turgut’a atılır, Kara Sevda meselesi bir kez daha bütün detaylarıyla dinlenilmek istenirdi. Bizim Murat “hele anlat” diyerek fitili ateşlemiş, her seferinde yaptığı gibi Turgut, yarasını seven bir aslan gibi yerinde yekinmiş, sonra naza çekmişti kendini: “Ulan tam otuz sene oldu, belki otuz bin kere dinlediniz mevzuyu benden, hala Kara Sevda soruyorsunuz.”

Bu cümlenin “anlatayım da dinleyin” demek olduğunu hepimiz bildiğimiz için ateşin yanına biraz daha sokulduk.

“Bilmez değilsiniz ya, hepiniz bilirsiniz” diyerek anlatmaya başladı Turgut.

Otuz sene önce hepimiz aynı liseye gidiyorduk. Zaten kasabada, adı da kasabamızla aynı olan, bir tane lise vardı. Ana...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Çeçenleri geri mi yolluyoruz? 20 Şubat 2024 | 1.346 Okunma Çivili ayakkabıyı evde bırakmak 18 Şubat 2024 | 358 Okunma Kazadan kaçınmak da kadere dâhil 17 Şubat 2024 | 217 Okunma Tanrıyı şehirden kovarsan sonucuna katlanırsın 12 Şubat 2024 | 87 Okunma “Sevda bilmeyene hayal, düş gelir” 11 Şubat 2024 | 277 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar