Memleketin kayıp çocukları

Hakan Arslanbenzer’in kavramsallaştırmasını ödünç alarak başlayayım: Dünyada hakim kültürel hegemonyanın bize “kültürel iktidar” olarak görünen yüzü aslında bir çeşit...

Hakan Arslanbenzer’in kavramsallaştırmasını ödünç alarak başlayayım: Dünyada hakim kültürel hegemonyanın bize “kültürel iktidar” olarak görünen yüzü aslında bir çeşit distribütörlükten, bir çeşit komiserlikten ibaret. Yani aslında Türkiye’de “kültürel iktidar” ne sağda ne de solda. Sadece, bir yanda Türkiye’de kültürü “milli bir mesele” olarak ilerletmek isteyen insanlar ve gruplar var. Bir yanda da Dubai’de, Brüksel’de, Paris’te, New York’ta, Londra’da dal budak salmış küresel kültür hegemonyasının komiserliğini, temsilciliğini yapmanın derdinde insanlar ve gruplar var.

Basit örnek vermek gerekirse “ispatlanmamış bir suç üzerinden” Hasan Ali Toptaş’ı yok etmeye uğraşanlarla “ispatlanmış bir adi suça rağmen” Emrah Serbes’i var etmeye devam edenler aynı komiserler.

Fakat bugün konumuz bu...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bir teklifim var 04 Ekim 2022 | 624 Okunma Kırk birinci saat 02 Ekim 2022 | 204 Okunma Seçim sathında sıkıcı bir tekrar 01 Ekim 2022 | 363 Okunma Büyük dava adamı Cem Uzan 27 Eylül 2022 | 1.392 Okunma Bir rüyaya uyanır gibi 25 Eylül 2022 | 199 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar