Bu mektubu sana

Bu mektubu sana, uzun bir aradan sonra yeniden ve bir sabahın insanı yiyip bitiren alacasından yazıyorum. “Sabah, şairin üzerine saldırıyor” dizesinin hemen yanından. Bu mektubu sana, okyanusta bata çıka ilerleyen bir...

Bu mektubu sana, uzun bir aradan sonra yeniden ve bir sabahın insanı yiyip bitiren alacasından yazıyorum. “Sabah, şairin üzerine saldırıyor” dizesinin hemen yanından.

Bu mektubu sana, okyanusta bata çıka ilerleyen bir balıkçı teknesinin lombarından ileriyi, ışıkları, karayı, kurtuluşu gözleyen ve savaşta ölmeyen tek oğluna sıkı, sımsıkı sarılan kaygılı, ürkek, çekingen bir Suriyeli babanın dünyaya öfkeyle bakan gözleriyle yazıyorum. “Sen şurada yatıp kalkarsın” diyerek gösterdikleri kömürlükten bozma mezbelenin duvarlarına memlekette bıraktığı kızının yaptığı resimleri asan, gecenin üçünde nedensizce yataktan sıçrayıp dakikalarca ağlayan Moldovalı bir “kadın”ın dünyaya kahrettiği zihninden yazıyorum.

Bu mektubu sana, tersanede işine yetişmek için akıp giden kalabalıkta akıp gidenle akıp giden ve “sana o kızı vermezler oğlum” cümlesi aklına düşmeden sevdiği kızı düşleyemeyen o işçinin buharlanan...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kalbim çıt 27 Kasım 2022 | 192 Okunma Üç harflilerin şerri 26 Kasım 2022 | 426 Okunma İki meselenin peşinde 22 Kasım 2022 | 542 Okunma Hüseyin abiye sorular 20 Kasım 2022 | 425 Okunma Bir işaret fişeği 19 Kasım 2022 | 284 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar