Kasıtlı kıyas

Bölücü terör örgütünün ortaya çıkış tarihinden günümüze kadar, siyasi yelpazenin bütün renklerini iktidarda gördük. Askeri idareden itibaren sağcılar, solcular, türlü koalisyonlar....

Bölücü terör örgütünün ortaya çıkış tarihinden günümüze kadar, siyasi yelpazenin bütün renklerini iktidarda gördük. Askeri idareden itibaren sağcılar, solcular, türlü koalisyonlar. Her iktidar, terör belasına karşı kendi yöntemini uyguladı. Güvenlik tedbirleri, iktisadî reçeteler, kardeşlik vurgusu vs. Sonuç: Terör tehdidi azalmadı, arttı.

AK Parti hükümeti, milletin istikbalini, memleketin istiklalini garanti altına almak için, çözüm süreci adı altında, bir de masaya oturma yolunu denedi. Denenmemiş bir bu kalmıştı çünkü. Bölücü terör örgütünün çok uluslu bir şer odağı haline geldiği hesaba katılsaydı daha iyi olurdu gerçi. Nihayetinde masaya oturma, karşılıklı konuşma düşüncesi acı bir şekilde çöktü. Niyet ile akıbet birbirini tutmadı. Barış kelimesini dillerinden düşürmeyenlerin şiddet yanlısı olduğu ortaya çıktı.

Devlet yönetiminde olan isimler, vazifeleri ve ülke menfaatleri gereği, istemedikleri görüşmeleri de yaparlar. Hazzetmedikleri kimselerle masaya otururlar. Böyle bir mecburiyetleri vardır.

Şimdi şöyle oluyor: Bölücü terör örgütünün siyasi uzantısı olan yapı, bir başka partiyi yahut adayı destekleyen açıklama yapıyor. Bu duruma AK Parti çevresinden itiraz geldiği vakit, hemen çözüm sürecine ait bazı fotoğraflar ve cümleler dolaşıma sokuluyor. Özetle: “Tayyip Erdoğan daha düne kadar onlarla beraberdi.”

Bu tutum bize fazlasıyla aşina geliyor. Paralel İhanet Şebekesi’nin lideri, hiçbir yetkisi olmadığı halde, dünya çapında garip ve üst düzey görüşmeler yapıyor, ziyaretlerde bulunuyordu. ‘Neler oluyor’ sorusu, hep aynı savunmayla cevaplanıyordu: “Tayyip Erdoğan da görüşüyor.”

Yöntem devam ediyor: Halk Partisi’nin İstanbul adayı canlı yayınlarda gazetecilerin karşısına çıkıyor. İstemediği, beklemediği sorular karşısında iki şey oluyor. Birincisi, sorunun sahibi gazeteci, sosyal medyada ağır ve ölçüsüz bir saldırıya maruz kalıyor. İkincisi de şu: “Bu soruları Tayyip Erdoğan’a sorabilir misiniz?”

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kastamonu hakkında 28 Eylül 2019 | 325 Okunma Ölümle ilgili 25 Eylül 2019 | 272 Okunma Son zamanlar 21 Eylül 2019 | 153 Okunma Buradan bakınca 18 Eylül 2019 | 2.720 Okunma Takip mesafesini korumak gerekiyor 14 Eylül 2019 | 240 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar