Gecikmiş bir hamle

Ülkemizde en çok sorulan iki soru varsa biri şudur: Nerelisin? Diğeri de ‘nasılsın’ olabilir.Yeni biriyle karşılaştığımızda, taksiye bindiğimizde, askerde, iş hayatında, velhasıl gündelik...

Ülkemizde en çok sorulan iki soru varsa biri şudur: Nerelisin? Diğeri de ‘nasılsın’ olabilir.

Yeni biriyle karşılaştığımızda, taksiye bindiğimizde, askerde, iş hayatında, velhasıl gündelik hayatın her yerinde bu soruyu sorar veya cevaplarız: Nerelisin?

Karşımızdaki hemşehri çıkınca, uzun ve samimi bir sohbetin kapısı aralanıyor demektir. Hiç görmediğimiz bu kişi, o andan itibaren tanıdık hale gelir.

İstanbul’un nüfusunu oluşturan iller sıralamasına bakıyorum. Sivas, Kastamonu, Giresun, Malatya, Tokat, Amasya diye uzayıp giden bir liste var.

Bu insanların ekseriyeti, doğdukları yere memleket, bulundukları yere gurbet der. Tatil deyince akla öncelikle ‘köye gitmek’ gelir. Emekli olunca köye dönme planları yapılır. Köy mezarlığına gömülmek vasiyet edilir: “Beni burada bırakmayın.” Doğulan ile doyulan yer arasında gidip gelen bir hayat. Baba ocağı ve ekmek kapısı… Burada bir aidiyet sorunu yoktur, köklerine tutkuyla bağlılık vardır.

İstanbul’da sayısız il, ilçe ve köy derneğinin olması, sadece dayanışma duygusuyla açıklanamaz. Özünü ve mahalli gelenekleri koruma, bir arada olmaya çalışma, birbirlerini haberdar kılma gayretidir bu. Önceden dernekçilik konusunu millî kaynaşmanın önündeki engellerden biri olarak görürdüm. Bazı kimselerin buralardan güç devşirmesi, nüfuz alanı oluşturmaya çalışması vesaire. Kuşkusuz böyle yapanlar da çıkar. Fakat yaşım ilerledikçe konuyla ilgili fikirlerim de değişti. Artık daha iyi anlıyorum.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Buradan bakınca 18 Eylül 2019 | 2.574 Okunma Takip mesafesini korumak gerekiyor 14 Eylül 2019 | 226 Okunma Dün ve bugün 11 Eylül 2019 | 231 Okunma Görülen lüzum üzerine 07 Eylül 2019 | 255 Okunma Bir kelimenin peşinden 04 Eylül 2019 | 64 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar