Hiç acımanız yok mu?

Karar Gazetesi Yazarı İbrahim Kahveci'nin bugünkü (21.06.2022)'''Hiç acımanız yok mu?'' başlıklı yazısı.

En fazla oy veren kesim ama en fazla ihmal edilen kesim de aynı...

GSYH verilerine göre 2016 yılında ülke gelirinden %33,1 pay alan, 2020 yılında bu payı %31,3’e düşen ama son olarak 2022 yılında yeni kalkınma modeli ile payı %24,6’ya gerilen ücretli kesim oldu.

Ücretli kesim net olarak %30 civarında fakirleşti.

Yeni model sayesinde şirketler kar üstüne kar etti. Kurumlar vergisi 25 milyar liradan 152 milyar liraya yükseldi. Oysa gelir vergisi sadece 15,2 milyar liradan 24,2 milyar liraya çıktı. Bu vergiler kar ve gelirden ödendiğine göre kimin kazandığını net olarak görebiliyoruz.

Zaten Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati itiraf edercesine “sadece dar gelirliler kazanmadı” demişti.

Dar gelirli kesim sadece gelirinden olmadı. Asıl büyük kaybını tasarrufundan yedi...

Elinde 2-3 bin lira olanlar, 5-10 bin lira olanlar varlıklarını kaybetmeye başladı. Yeni model ile aslında dar gelirlinin tasarrufları olan servetine de el konulmuş oldu.

İzah edeyim: Eylül 2020-Eylül 2021 arası 1 yılda hesabında 1 milyon lira ve üzerinde para bulunanların sayısı 302 bin kişiden 377 bin kişiye yükseldi. Bu kişilerin tasarrufları da 1 yılda yüzde 22,1 artışla 2,4 trilyon lira oldu. Aynı dönemde zenginlerin hesapları yüzde 22,1 artış gösterirken, küçük tasarruflardaki büyüme %15,4’de kaldı.

Aradaki farka lütfen dikkat edin.

Gelelim Eylül 2021’den Nisan 2022’ye. Bakın süre 7 ay... Hesabında 1 milyon ve üstü bulunanların sayısı 377 binden 600 bine çıkıyor; ama daha ilginci şu: Hesabında çok para olanların hesapları %62,9 büyüme gösteriyorken, düşük tasarruflu kesimin hesabı sadece %30,4 artıyor.

Bunun bir başka izahını yapalım: Tasarrufu büyük olanların yeni dönemi kavraması ve pozisyon alması da daha hızlı gerçekleşiyor.

Büyük tasarruf sahipleri ya dolara geçmiş ya da dolara endeksi KKM’ye yatırımda bulunmuşlar. Ama küçük tasarrufçu bu refleksi gösterememiş.

Şimdi burada ne oluyor?

Aslında Merkez Bankası eliyle faiz düşürmek kimseye bir kazanç sağlamadı. Pardon, bankalar hariç... (Onlarda öz sermayeyi yiyor aslında)

Bankaların karları nominal olarak 20,7 milyar liradan 98,2 milyar liraya yükseldi (Sadece ilk 4 aylık)

Oysa kredi faizlerinin düşmesini bırakın tersine yükseliş bile yaşadığını gördük. Merkez Bankasının dandik faiz politikası ile faizler yüzde 19;00’dan yüzde 14:00’e çekilirken piyasada kredi faizleri yüzde 20-23 aralığından yüzde 26-30 aralığına yükseldi. Yükselmeye de devam ediyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Son 40 yılın 2 enflasyon şoku ve 2 ekonomist 06 Temmuz 2022 | 810 Okunma Ah ülkem ah! 05 Temmuz 2022 | 725 Okunma Algı düzeyi ücret düzeyini belirler 04 Temmuz 2022 | 510 Okunma Dinsiz-imansız köprüler 01 Temmuz 2022 | 448 Okunma Kirli dava! 30 Haziran 2022 | 378 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar