Türk yayıncılığında ithalat çılgınlığı
Türkiye'de her sene yüze yakın kitap fuarı tertip ediliyor. Bu fuarların hemen hepsi okurla yayıncıyı ve kimi zaman da yazarı buluşturan 'perakende satışa yönelik faaliyetler. Bir nevi festival yahut panayır havasında...
Türkiye'de her sene yüze yakın kitap fuarı tertip ediliyor. Bu fuarların hemen hepsi okurla yayıncıyı ve kimi zaman da yazarı buluşturan 'perakende satışa yönelik faaliyetler. Bir nevi festival yahut panayır havasında geçiyor. Elbette çok faydalı. Kitabı gündem yapıyor, okurun kitaba ve yazara ulaşmasını kolaylaştırıyor, yayıncılar için de ticari bir canlılık vücuda getiriyor.

Uluslararası kitap fuarlarını incelediğimizde ise farklı bir manzara ile karşılaşıyoruz. Pek çoğunda doğrudan kitap satışı yapılmıyor. Maksat farklı ülkelerde faaliyet gösteren yayıncıları bir araya getirerek birbirlerinden haberdar olmalarını sağlamak. O yıl çıkan kitaplar görücüye çıkarılıyor, telif hakları ticareti yapılıyor. Elbette bu ticaret umumiyetle tek yönlüdür, müesses kültürel nizamı temsil eden ülkelerin ve mefkurenin yayıncıları lehine işler.
İşin erbabı der ki "Esas kitaplar ajanslar marifetiyle çoktan alınıp satılmıştır. Fuardaki görüşmeler...