İlk günkü aşkla bismillah

Yükümüz ağır, yolumuz uzun. Bu zor ve uzun yolda yalnız olmadığımı çok iyi biliyorum. Bu konuda bayrağı devraldığım İbrahim Karagül’ün yardımlarını esirgemeyeceğini biliyorum.

1997 yılında stajyer muhabir olarak kapısından girdiğim gazeteye genel yayın yönetmeni olarak atandım. Bir gazeteci için kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyük bir gururdur bu görev, ancak bir o kadar da büyük bir yük.

Bu çatı altında Türkiye’nin son çeyrek asrına tanık oldum. Mesleğe başladığımda 28 Şubat bütün despotluğu ile devam ediyordu. Necmettin Erbakan başbakanlığındaki hükümet postmodern darbeyle indirilmiş, ’95 seçimlerinde en yüksek oyu alarak birinci parti durumundaki Refah Partisi hükümetten uzaklaştırılmakla kalmamış, kapatılma kıskacına alınmıştı.

Benim de mezunu olduğum imam-hatip liselerinin kapısına kilit vurmak için 8 yıllık kesintisiz eğitim hayata geçirilmiş, sırf imam-hatipliler üniversite kazanmasın, diye meslek eğitiminin köküne dinamit konmuştu.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kaset kumpasının amacı siyaseti dizayn idiyse, neticesi ne oldu? 11 Ocak 2021 | 378 Okunma İlk günkü aşkla bismillah 04 Ocak 2021 | 140 Okunma Gergerlioğlu hangi çıplaklığı örtüyor? 28 Aralık 2020 | 594 Okunma Görevimiz komünizm ile dövüşmek! 21 Aralık 2020 | 344 Okunma Fetullahçı teröristler niye bitmek bilmiyor? 14 Aralık 2020 | 1.687 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar