Beraat sırasını bekleyenler…

15 Temmuz darbe ve ihanet girişimi başarıya ulaşsaydı sıkıyönetim komutanı olarak atanacak bazı isimler için beraat kararı verildi. ‘Darbe başarılı olsaydı nasıl bir yönetim oluşacaktı ve...

15 Temmuz darbe ve ihanet girişimi başarıya ulaşsaydı sıkıyönetim komutanı olarak atanacak bazı isimler için beraat kararı verildi. ‘Darbe başarılı olsaydı nasıl bir yönetim oluşacaktı ve kimler yönetimde yer alacaktı’ sorusu 15 Temmuz darbe ihanetinin ardından en çok merak edilen şey. Bu konudaki muamma hâlâ devam ediyor. Fetullahçı teröristler yargılamalar sırasında yalan söylemeyi ibadet anlayışıyla sürdürdüğü için bu konuda sis perdesi bir türlü aralanamadı.

Darbenin akamete uğratılmasından sonra elde edilen bazı belgeler bu konuya ışık tutsa da yine istenilen neticeye çok uzağız.15 Temmuz darbe ve ihanet girişiminin ardından elde edilen en önemli delil şüphesiz darbeciler tarafından hazırlanan atama ve görevden el çektirilme listesiydi. Bu listede kimlerin hangi görevlere atanacağı ve kimlerin merkeze çekileceği yer alıyordu.

Darbecilerin atama listesinde nasıl bir hükümet kurulacağına ilişkin bir ayrıntı yer almadığı gibi kimin genelkurmay başkanı olacağına ilişkin bir değerlendirme de yoktu. Akın Öztürk’ün ikinci başkan olacağı bilgisinin yer aldığı listede en dikkat çekici atama bilgisi ise sıkıyönetim komutanlarıydı. Bu liste üzerinden çeşitli yargılamalar yapıldı, çeşitli cezalar verildi.

Listeye göre İstanbul’a atanacak sıkıyönetim komutanı, 3. Kolordu Komutanı Erdal Öztürk’tü. Öztürk, yargılandı, çeşitli cezalara çarptırıldı ve itiraz neticesinde beraat etti. Niye beraat etti peki? Çünkü yargılama sonucunda FETÖ’cü olmadığı, o gece de darbe kalkışmasına iştirak ettiğine ilişkin bir kanıt bulunamadığı için beraat etti. Yani darbeciler İstanbul’a sıkıyönetim komutanı olarak kendilerinden olmayan ve kendilerine yardım etmeyen bir komutanı düşünmüşler.

Aynı şekilde 7. Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz da darbe başarılı olsaydı Diyarbakır sıkıyönetim komutanı olacaktı. Yılmaz da yargılandı, çeşitli cezalara çarptırıldı, itirazlar neticesinde Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nce suçsuz bulundu. O da ne FETÖ’cüydü ne de o gece darbeye iştirak etmişti. Tokat Jandarma Bölge Komutanı olan Tuğgeneral Adnan Arslan da darbecilerin listesine göre sıkıyönetim komutanıydı, o da benzer aşamalar sonucu beraat etti.

Yargı süreçlerine veya yargılamalara bir itirazım ya da eleştirim yok. Demek yargı hukuki açıdan gerekli delilleri bulamadığı için böyle bir karar verdi. Tabii ki kimsenin haksız bir şekilde cezalandırılmaması gerekir. Ancak, burada bir anormallik yok mu? Eğer darbecilerden elde edilen bu atama listesine mesafeli davranacaksak bunun nedeni ortaya konulmalı. Bu listenin kimler tarafından, hangi amaçlarla hazırlandığı ortaya çıkarılmalı. Aksi takdirde bu listeye göre beraat kuyruğuna gireceklerin sayısı epey uzar. Mesela Akın Öztürk, Metin İyidil, Hasan Hüseyin Demirarslan gibi isimler de beraat listesine mi ekletilmek isteniyor?

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
“Sonrasına sonra bakılır” 10 Ağustos 2020 | 106 Okunma Şizofrenik cinnet anında sosyal medya 03 Ağustos 2020 | 76 Okunma Yeni bir ‘zulüm’ tarihleri oldu 27 Temmuz 2020 | 137 Okunma Recep Tayyip Erdoğan’ı yok etmek istiyorlar 20 Temmuz 2020 | 2.821 Okunma FETÖ ile mücadele sadece yargıya bırakılamaz 13 Temmuz 2020 | 1.859 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar