ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Biriken notlarımdan iz düşümler..

"Bunu yazmalıyım" diye ayırdığım konular gene birikti .

Hıncal Uluç
Hıncal Uluç Sabah Gazetesi
18 Kasım 2018 | 4.8 K
"Bunu yazmalıyım" diye ayırdığım konular gene birikti. Bir defa denedim. Sonuç olumlu.. O zaman bir daha.. İşte yazma fırsatı ve yeri bulamadığım konular ve bende bıraktığı izler..
***
Rick Rosner adını duydunuz mu?. Ben duymadım.. Takvim'de Lütfi Albayrak'ın her gün neşemi yerine getiren bir sayfası var, "Facebak" diye orda okudum..
İşi, kadın barlarında erkek striptizcilik..
Ressam ve heykeltraşlara çıplak modellik, bar fedailiği yapmak..
Peki niye giriyor bu adam önce Lütfi'nin sonra benim köşeme..
Sıkı durun. Rick Rosner, "192 IQ" ile Dünyanın En Zeki ikinci adamı, iyi mi?.
O zekâ ile bu işleri mi yapar insan!.
Valla adam öyle zeki ki, bizi çok çok aşan bir bildiği olmalı..
***
Tuğrul Eryılmaz, hem Mülkiyeli kardeşim, hem de efsane Gelişimci.. Onunla Nokta'yı kuran kadroda buluşmuştuk, 80'li yıllarda..
Kafalarımız pek uyuşmazdı. O Dev-Gençliydi..
Bizim 60'lı yıllarda kurduğumuz Sosyalist Fikir Kulübü'nün dönüşmesiyle ortaya çıkan "Dev- Genç"in liderlerinden. Dağlar vardı o bakımdan aramızda..
Ama müthiş bir gazeteci, harika neşeli bir insan olduğu için çok çok severdim.
Gelişim sonrası pek buluşamadık. Ertuğrul Özkök yazınca okudum. Asu Maro kardeşim, üç yıl süren bir nehir söyleşi sonunda Tuğrul'un hayatını onun ağzından yazmış.
Yazıda okudum. Tuğrul, sınıf arkadaşı Ertuğrul için "Uyumlu solcu" demiş. Ben de pek anlamadım, Ertuğrul gibi, neyi kastettiğini..
Eee.. Sol dediğin sonsuz.. Sağ da öyle ya...
Solcular, göreceli olarak kendilerinden sağda olana "Uyumlu" diyor olmalılar..
***
Başkan Clinton'u nerdeyse Nixon gibi azledilme noktasına getiren Monica Lewinsky adlı Beyaz Saray Stajyeri, konuyla ilgili yeni bir belgesele konuşmuş..
Beyaz Saray'da verilen bir partide düşük bel pantolonundan, iç çamaşırı görünüyormuş. Monica da göründüğünü biliyor ama aldırmıyormuş.
Clinton da görünce olanlar olmuş.
Monica "İlişkimizi çok temkinli yürüttük ama olanlar oldu ve skandal patladı" demiş.
Clinton "Monica ile seks yapmadım" diye yeminli ifade vermişti o zaman ama savcılık, Monika'nın üzerinde Clinton'un spermleri bulunan iç çamaşırlarını delil diye sundu.
Clinton "O izler oral seksten kaldı" dedi bu defa..
Ve.. Uzun tartışmalar sonunda "Oral seks yapmak, seks yapmak değildir. O zaman Başkan yalan söylememiştir" yorumu kabul edilerek, Clinton'un yalan söylemediği onaylandı ve Başkan, Nixon'ın akıbetine uğramaktan kurtuldu.
***
Gülriz Sururi'nin anıtını dikmek lazım..
Kadın 89 yaşında.. Hâlâ dinç.. Hâlâ sanatın içinde.. Fotoğrafını gördüm.. Geçen hafta bir tiyatro galasındaymış.
Cengiz'in (Semercioğlu/ Hürriyet) sütununda okudum. Çok sevdiği ve geçen yıl kaybettiği 50 yıllık eşi Engin Cezzar'la birlikte adlarını devam ettirmek için bir "Gülriz Sururi- Engiz Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülleri" ihdas etmiş. Etmek için de evini satmış.
İKSV ile birlikte kurdukları jüriye bakar mısınız?.
Selçuk Yöntem, Tilbe Saran, Seçkin Selvi (Ankara yıllarından çok sevdiğim meslektaşım), Mert Yılmaz.. Ödül Direktörü de Leman Yılmaz.
Parayı geç.. Bu ustalar tarafından ödüle layık görülmek, gençleri hem de nasıl teşvik eder..
Yaşa Gülriz..
Genç yaşımda Tiyatro müptelası olmamda Sururi ailesinin rolü büyüktür.
Büyük ustalar Celal ve Ali Sururiler'i hem de kaç oyunda izlemiş olmaktan nasıl mutluyum..
Ali Usta'nın perde arasında, başını perdenin arasından uzatıp o gece gelenlere "Büyüklerin ellerinden.. Küçüklerin gözlerinden.." diye bir teşekkür edişi vardı ki, unutulmazlarım arasına girmiştir.
Gülriz tam da o ailenin bireyi işte..
***
Naim A. Güleryüz, "Tarih Boyunca Trakya'da ve Anadolu'da Yahudi Yerleşim Yerleri" diye iki ciltlik bir kitap yazmış. Gözlem gazetesinde Akkan Süver'in köşesinde okudum.
Bugün İsrail'e göçmüş olanları dahil, kendilerine "Türk Yahudileri" der bu topluluk.
"Türkiyeli" falan gibi laflar kullanmaz "Türk" derler "Türk Yahudileri." Aslı Çerkez olan benim "Türküm" dediğim gibi..
Güleryüz'ün araştırması bu bakımdan ilginç. Okunmalı..
Akkan Süver bir minik alıntı yapmış.
"Mayıs 1909'da Osmanlı Ordusu'nda yer alan ve şehit düşen Yahudi gönüllüler için düzenlenen mevlit duasında Hahambaşı Nahum Efendi şöyle diyordu; 'Yurduna bağlılığı ve sadakati bilinen Türk Yahudileri kendilerine fırsat verildiğinde havasını teneffüs ettiği, suyunu içtiği, buğdayını yediği yurdu için kanını dökmesini bilir. Yahudiler şanlı Türk Bayrağı altında görev görmekten mesutturlar'."
***
Yüksel Kardeşim (Aytuğ/ Yakından Kumanda) yazıyordu. TRT "Dünyanın En Tehlikeli Yolları diye bir belgesele başlamış.
Mesela Nepal'de 10 yaşındaki bir çocuk her sene yatılı okuluna gitmek için, tam anlamı ile dağ taş, uçurumlar aşarak, 95 kilometre dört günde yürüyormuş.
Bu mu "Tehlikeli" dediğin yol Yüksel..
Bir öğlen seninle gazetenin önündeki yaya geçidinden, hem de bize yeşil yanarken karşıya geçelim de ben sana göstereyim Dünyanın En Tehlikeli Yolu'nu..
Dünyanın En Tehlikeli Yolları belgeseli Türkiye'de başlar ve hiç abartmıyorum, 100 sene falan sürer.. Kapıdan adımını attın mı, kaldırımda bile tehlikedesin bizde.. TV yazarısın her gece Ana Haberlerde izlemiyor musun, kaldırımda gidenleri..
***
Bir şarkı dinliyorsunuz.. Diyelim Sezen Aksu'nun "Sen ağlama"sı.. Şarkının melodisi mi çekiyor sizi, sözleri mi?.
"Melodisi" diyorsanız, mutlu bir insansınız, demekmiş.. "Sözleri" diyorsanız, mutsuz..
Kim diyor bunu..
Harvard Üniversitesi'nin bir araştırması.. (Lütfi Albayrak/ Takvim) O zaman şimdi, bu pazar sabahı bir müzik kanalı açın ve karşınıza çıkan ilk şarkıya bakın bakalım..
Melodi mi?.
Sözleri mi?. Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER