Kaşıkçı çemberi kapanırken...

Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin konsoloslukta işlendiğine dair, Türk polisinin kanıt bulduğu bilgisi resmî yetkililerce doğrulandı. Türk polisinin, üzerinden 15 gün ve birkaç temizlik ekibinin...

Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin konsoloslukta işlendiğine dair, Türk polisinin kanıt bulduğu bilgisi resmî yetkililerce doğrulandı.
Türk polisinin, üzerinden 15 gün ve birkaç temizlik ekibinin geçtiği, hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dediğine göre bazı odaların boyanarak izlerinin kapatılmaya çalışıldığı bir cinayete dair delili birkaç saatlik çalışma içinde bulması şüphesiz önemliydi.
Birleşmiş Milletler'den, Kaşıkçı soruşturmasıyla ilgili Suudi Arabistanlı diplomatların dokunulmazlıklarının kaldırılması çağrısı geldi.
S. Arabistan yönetimi de artık çemberin daraldığının farkında olacak ki Washington Büyükelçileri Halid bin Selman'ın Riyad'da kalacağı duyuruldu ve İstanbul Başkonsolosları Muhammed el Uteybi de dün itibariyle Riyad'a döndü.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da dün S. Arabistan'daydı. Kral Selman ve oğlu Veliaht Prens ile gülerek kameralara poz veren Dışişleri Bakanı, Trump yönetiminin bin Selman'dan kolay kolay vazgeçmeyeceğini mi anlatmaya çalışıyordu? Aynı gün ABD Başkanı Trump'ın da "devletten bağımsız hareket eden yoldan çıkmış unsurlar" diye tanımlayabileceğimiz "rogue killers" teorisini ortaya atması, ABD yönetiminin kimsenin inanmayacağı bir tezi öne sürerek Veliaht Prens'i aklamaya çalıştığını düşünmeye yol açtı. 15 kişilik suikast timindeki üç askerin Veliaht Prens'in elit koruma ekibinden olması ve bazı yetkililerin de özellikle Veliaht Prens tarafından atanmış olması, cinayetin Suudi Konsolosluğu'nda işlenmiş olması, gelen ekiptekilerden birinin adli tıp uzmanı olması gibi detaylar, devletten, en azından Veliaht Prens'ten habersiz bir suç işlendiği iddiasını inanılmaz kılıyor.
Dünya tarihinde yaşanmamış bir rezalet böylece Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın verdiği düşünülen talimat vesilesiyle İslâm dünyasının en büyük ülkelerinden birine leke olarak sürüldü. Müslümanların en kutsalı Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî'nin hizmetkârı olması gereken, bayrağında Kelime-i Tevhid yazan ülkenin adı artık ülkesinin vatandaşı gazeteciyi kendi konsolosluğuna davet edip, orada 15 kişilik suikast ekibine öldürten ve parçalatan bir ülke olarak anılıyor.
İçim yanıyor...
Bundan sonra Kaşıkçı'nın gölgesi hep dünya sahnesine S. Arabistan'ın lideri olarak çıkmaya hazırlanan Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın üzerinde olacaktır.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mısıroğlu’nun şahsında saldırılan nedir? 19 Kasım 2018 | 15.998 Okunma İngiltere kaçarken, Avrupa ve biz 16 Kasım 2018 | 6.400 Okunma En büyük ordu ama zorda bir halk 14 Kasım 2018 | 7.661 Okunma “Atatürk ilah değildir” demek hakaret midir? 13 Kasım 2018 | 15.395 Okunma I. Dünya Savaşı’ndan bir asır sonra 12 Kasım 2018 | 9.248 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar