İğneyi batıralım

Medyamıza ilişkin kaleme alınan özeleştiri yazıları son dönemde tartışmaya yol açtı. Bu yazılarda Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve İngiltere'den örnekler verilerek Türkiye'deki medya düzeni ile...

Medyamıza ilişkin kaleme alınan özeleştiri yazıları son dönemde tartışmaya yol açtı. Bu yazılarda Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve İngiltere'den örnekler verilerek Türkiye'deki medya düzeni ile siyaset ilişkisi mercek altına alınıyor.
Yazıların temel iddiası, medyadaki yükselme mekanizmalarının sorunlu olduğu ve yorumcuların siyasetle fazlasıyla iç içe geçtiği yönünde. Açıkçası "Batı'yla kıyaslayarak öğrenme" evresini çoktan geride bıraktığımızı sanıyordum. Ancak Batı'yla mukayese edildiğinde dahi bu tür değerlendirmelerdeki tutarsızlıkları görmezden gelmek mümkün değil.
Öncelikle gazeteci ile siyaset yorumcusu (political commentator) arasındaki farkın net biçimde ortaya konulması gerekiyor. Siyaset yorumculuğu, bizde olduğu gibi Batı'da da yerleşik bir alandır ve bu işi yapanların tamamı gazetecilikten gelmez. Akademisyen, hukukçu ya da sosyal bilimler kökenli pek çok isim bu...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bedeli ne olursa olsun 20 Ocak 2026 | 95 Okunma Çıbanbaşı yalnızlaşırken... 16 Ocak 2026 | 252 Okunma İstanbul’un huzuru 14 Ocak 2026 | 84 Okunma Davos’taki itiraf 13 Ocak 2026 | 224 Okunma Finansal illüzyonun sonu 09 Ocak 2026 | 111 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar