Cemaatten FETÖ’ye: Bilinen süreç

15/16 Temmuz kanlı bir darbe girişimidir... Gözü dönmüş FETÖ’cüler devletin olanaklarından yararlanarak bu kanlı darbe planlarını gözlerimizin içine baka baka hazırlayıp hayata geçirmek...

15/16 Temmuz kanlı bir darbe girişimidir...
Gözü dönmüş FETÖ’cüler devletin olanaklarından yararlanarak bu kanlı darbe planlarını gözlerimizin içine baka baka hazırlayıp hayata geçirmek istemişler ancak başarılı olamamışlardır.
14 Mart 1998 tarihinde “Tehlike” başlıklı yazımda Fethullahçıların devletin kılcal damarlarına nasıl girdiklerini açık bir biçimde yazmıştım.
Arşivden çıkardığım yazıma şu soruyla başlıyorum:
“Fethullahçıların amacı ne?”
Ve devam ediyorum:
“Devleti ele geçirmek!”
1998 yılında devletin istihbarat birimlerinin hazırladığı rapordan alıntı yaparak sürdürüyorum yazımı:
“Fethullahçılar, örgütlenme ve faaliyetleriyle ‘devlet içinde devlet’ özelliği göstermekte, cemaatin okulları Milli Eğitim’e alternatif bir anlayışla yönetilmektedir. Bu okullarda görev yapacak yöneticiler ve tüm personel cemaat tarafından atanmakta, maaşları kendi kıstaslarına göre belirlenmektedir.
...
Fethullahçıların tek amacı vardır...
Laik demokratik Cumhuriyeti yıkıp ABD ve İngiltere desteğinde şeriat devleti kurmak...
...
Fethullahçılar, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sızma girişimlerini planlı, programlı, sinsi ve yanıltmacı bir biçimde sürdürmekte, çalışmalarının önünde engel olarak TSK’yi görmektedir.
Bu bakımdan orduyu ele geçirmek amacıyla sızma girişimlerine sessiz ve derinden devam etmektedir.
TSK’de etkinliğe kavuşabilmek için yeni projeler üretmeye başlamışlardır...”

***

18 yıl önce yazdığım yazı uzun olduğu için kimi bölümlerini çıkarıyorum...
İstihbarat raporlarında dikkat çekici bir başka bölüm daha var...
O da şu:
“Bu çerçevede askeri okullarda okuyan öğrenciler öncelikli hedef olarak belirlenmiş. Kültür düzeyi yüksek cemaat mensubu ve türban takmayan kızların askeri okullardaki öğrencilerle tanışmaları ve evlenmelerinin sağlanabilmesi için gerekli vasatı oluşturacak bir yapılanmaya gidilmiştir.
Anılan kesim tarafından, bu yöntemle 5-7 yıl arası bir sürede Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde cemaat olarak söz sahibi bir konuma gelebilecekleri biçimde değerlendirmeler yapılmaktadır.”
Fethullah Gülen’in polise sızması aynı raporda şöyle yer almış:
“Fethullahçılar, polis kolejlerine öğrenci sokmak, öğretim üyelerini özel olarak seçtirmek, cemaate bağlı polislerin daha öğrencilik yıllarından itibaren beyinlerini yıkayarak emniyet teşkilatında oldukça etkin hale gelmişlerdir.”
Raporda, Fethullah Gülen’in asker-polis güç dengesini kurmak için bu yolu seçtiği belirtiliyor...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Aşklar ve sevinçler... 09 Eylül 2018 | 2.464 Okunma Hoşça kal hüzün... 06 Eylül 2018 | 461 Okunma Bir garip yolcu... 04 Eylül 2018 | 2.309 Okunma Sevda düşleri... 02 Eylül 2018 | 2.399 Okunma Uçarı kaçarı... 01 Eylül 2018 | 84 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar