ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Hoşça kal hüzün...

Gündüzün geceyle bulu­şan noktasında hoyrat bir kadının çığlıkları, alev alev yanan alaca bir kuşu andırır .

Hikmet Çetinkaya
Hikmet Çetinkaya Cumhuriyet Gazetesi
06 Eylül 2018 | 282

Gündüzün geceyle bulu­şan noktasında hoyrat bir kadının çığlıkları, alev alev yanan alaca bir kuşu andırır...
Bir sevdadır o anda yüreklerde dolaşan...
Zamanın içinde yok olan yal­nızlıklar her iklimden şarkıları söyletir insana...
Seher vakti habersizce gara giren ekspres, yüzlerdeki korku­yu alıp bir yere saklar...
O koskoca Nâzım Hikmet, uçsuz bucaksız donmuş Kuzey Denizi’nde ışıldakların gölgesin­de gibidir...
Bir şiir düşer o anda yasak aşkların geçit vermeyen orma­nında...
Bir kadın gülümser, bir çocuk ağlar...
Kırakof kentinin Kapris Barı’dır mekân...
Bir koca kişi gülümser bir buluta belli belirsiz... Bir ses duyulur...
Der ki:
“Sesleniyorum, seni yitirmiş geri dönüyor sesimin yankıları...”
Ayrılık çok kötü bir düştür.
Ayrılık hüznün ırmaklarla bu­luştuğu akşamüstleri gibidir...
Büyük korkularla selamlaşan ayrılık “Hoşça kal” dediğinde avuçlarında bir sıcaklığı saklar...
Gözleri dolar insanın, ağlamak ister...
Bilmem o anda neler geçer yüreğinizden...
Benim bacaklarım sızlar, ku­laklarım zonklar...
Bir telefon zilidir çalan, hiç beklemediğiniz saatlerde...
Kadın biraz utangaçtır:
“Kocam evde bu akşam, dışa­rıya çıkamam...”
Koskoca Nâzım, Bristol Oteli’nde alır soluğu...
Bir şarkı mırıldanır yalnızlığın içinde...
Ay diliminin üzerinde uyuyan genç kadını düşünür...

*** Kurşuni gökyüzüne bakan adam, hapishaneden dönen genç kadın, sevdanın pencere­sinde darmadağın olmuş düş­lerle buluşur...
Bir tutam kır çiçeği olur vazo­nun içinde...
Duvarda suluboya bir resim...
Hüzün o anda çoğalmaya başlamıştır...
Kıpkızıl çizgide bölünmüş sı­cak bir karanlık kaplamıştı her yeri...
Parmakların ucunda kalan ko...

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER