Kadim fıkıhta sigara

Bir köşe yazarı hanımefendi kardeşimiz Diyanet İşleri Başkanımızın “sigaranın haram olduğu” ve bu hükmün vatandaşlara ısrarla duyurulması gerektiği ifadesinden yola çıkarak...

Bir köşe yazarı hanımefendi kardeşimiz Diyanet İşleri Başkanımızın “sigaranın haram olduğu” ve bu hükmün vatandaşlara ısrarla duyurulması gerektiği ifadesinden yola çıkarak Diyanet’i oldukça sert bir dozda eleştirmiş, özetleyecek olursak “Başka birçok dine aykırı davranışlar ve olaylar var iken bunlara göz yummak veya kısık sesle ifade edip geçmek sıra sigaraya gelince yüksek tonda uyarıda bulunmak doğru olmuyor veya Diyanet’in ayıbı” demeye getirmişti.

Bu argümanı başka yazarlar da başka birçok konuda hem Diyanet hem de şahısları tenkit ederken kullanıyorlar, ama ben doğru bulmuyorum.

Bir kurum, kuruluş veya şahıs bir konuda doğru, iyi ve güzel bir şey yapmışsa, bunu bütün konularda niçin yapmıyorsun diye onu suçlamak ve yaptığını itibardan düşürmek haksızlıktır. O, bu kadarını yapmıştır veya yapabilmiştir, daha fazlasına teşvik edilebilir ve onu tenkit edenlere şu haklı karşılık verilebilir: O, bu kadarını yapmış, geri kalanını da sen ve başkaları yapsın.

Sigara konusu güncelliğini daima koruduğu için kadim fıkıhtan yararlanma bahsine bir örnek olarak da onu seçmiştim.

Önce, bir önceki yazımda adını verdiğim kaynaklardan eskilerin bu konuda ne dediklerini ve niçin dediklerini İbn Âbidîn’den sunacağım, sonra bir başka yazıda çağdaş fukaha ile ilgili bilim dallarının görüşlerini aktaracağım.

Sigara konusuna girmeden ileride ayrıca nakledeceğim afyon ve esrar kullanımı ile ilgili tartışmaları verirken İbn Âbidîn önemli bir şey söylüyor:

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İmam hatip okulları hakkında 13 Aralık 2019 | 564 Okunma Ümitler suya düşmesin 12 Aralık 2019 | 739 Okunma Sünnet hakkında 08 Aralık 2019 | 559 Okunma Mısır’da neler oluryor? 06 Aralık 2019 | 657 Okunma BAE’ye karşı siyasi ve ekonomik yaptırım çağrısı 05 Aralık 2019 | 447 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar 1 yorum