İmam Hatip Okulları dert midir?

Türkiye gibi cebri kültür/medeniyet değiştirme âfetine uğramış bir ülkede halkın ikiye (ve daha fazlaya) bölünmesi, bölüklerin kültür, medeniyet, dünya görüşü ve hayat tarzlarında...

Türkiye gibi cebri kültür/medeniyet değiştirme âfetine uğramış bir ülkede halkın ikiye (ve daha fazlaya) bölünmesi, bölüklerin kültür, medeniyet, dünya görüşü ve hayat tarzlarında önemli farklılıkların oluşması beklenebilir gelişmelerdir ve ülkemizde bu beklenti ne yazık ki, gerçekleşmiştir.

Farklı kesimlerin kendi inanç ve görüşlerine uygun bir hayat sürmeleri demokrasilerde geçerli bir haktır.

Olmaması gereken ise, kesimlerden birinin diğerine tehakküm etmesi, ona hayat hakkı tanımaması, eline fırsat geçtiğinde zorla değiştirmeye kalkışmasıdır.

Türkiye bu “olmaması gereken” hali de yaşadı. 1950’den itibaren çok partili demokrasiye geçince birden olmasa da adım adım mazlum ve mağdur halk kesimine de hakları verilmeye başladı. Bu cümleden olarak 1951 yılında yedi şehirde yedi yıllık İmam Hatip Okulları açıldı.

Demokrat Parti’yi iktidara getiren halk çoğunluğu istediği için bu okullar açılmıştı ama en tepede bile masonların yer aldığı bu iktidar, mezkûr okulları kerhen açmıştı. İktidarın tepesindekilerin çoğunluğunun kararı şöyle idi: Mümkün olduğu kadar kontrol altında tutmak, abluka altına almak, daha fazlasını açmamak, mezunlarına, o zaman tek olan Ankara İlahiyat Fakültesi dâhil hiçbir üniversite ve yüksekokulda okuma imkânı vermemek, daha ziyade köy camilerine imam hatip olarak göndermek ve böylece halkı tatmin etmek…

Cin şişeden çıkmıştı, onu zapt etmeye masonların da, Kemalistlerin de, Batı uygarlığına bey’at etmişlerin de güçleri yetmedi, bu okullar demokrasi kesintiye uğramadıkça çoğaldı, mezunları da sonunda diğer lise mezunları gibi imtihanda kazandıkları her yükseköğretim kurumuna girip okuma hakkını elde ettiler.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
“Mevlâ görelim neyler” 23 Ağustos 2019 | 514 Okunma Nuseybe el-Mâziniyye (Ümmü Umâre) 22 Ağustos 2019 | 181 Okunma Takdir ve tenkit 18 Ağustos 2019 | 677 Okunma Tantâvî Nedvî’yi anlatıyor 15 Ağustos 2019 | 269 Okunma Her ibadet vuslata bir adımdır 11 Ağustos 2019 | 88 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar