Hasbihal

Örgütlerine dokunulmadığı sürece Gülenciler, AK Parti iktidarında yolsuzluk, rüşvet, adaletsizlik, kibir var, bunların önüne geçilmeli filan demiyorlardı.Bizdeki muhalefet malum, o iyiye iyi, kötüye...

Örgütlerine dokunulmadığı sürece Gülenciler, AK Parti iktidarında yolsuzluk, rüşvet, adaletsizlik, kibir var, bunların önüne geçilmeli filan demiyorlardı.

Bizdeki muhalefet malum, o iyiye iyi, kötüye kötü demez, hep kötüyü arar, bulamazsa uydurur ve yaygarayı basar.

Erdoğan ülkemizin bölünmesi için kurulan tuzaklara ve yapılan mücadeleye karşı çıkıp tedbir almasa, Suriye’den, Irak’tan, Libya’dan, Yemen’den, Bosna’dan, Afrika’dan, Sudan’dan, Katar’dan, Myanmar’dan İhvan’dan, bilcümle mazlumlardan bana ne dese, modern sömürgecilerin tekerine taş koymasa, dünya beşten büyük demese, Kıbrıs halkının haklarını aramasa, Akdeniz’de mevcut zenginlikten haklarının ve hakkımızın peşine düşmese, köprüleri, hava meydanlarını, İkinci Boğaz’ı… yapmaya kalkışmasa, düşmanlar silahları bize doğrultmuş iken milli savunma araçlarına ve yetmediği yerde hariçten hava ve kara savunma silahlarına sahip olmak istemese, Erdoğan namaz kılmasa, Kur’an okumasa, İmam Hatip Okulları ve İlahiyat Fakülteleri’ni himaye etmese (diğerlerinin zaten himayeye ihtiyacı yok ve hakları veriliyor), eşi, çocukları ve ülkenin çocukları başlarını örtüyorlar diye bazı haklardan mahrum olsalar… dışardan mevcut baskı ve örtülü savaş, içeriden de yolsuzluk, rüşvet, kibir… ithamlarıyla yıpratma olur muydu?

Olurdu diyorsanız, yazının başında zikrettim, istihbarat başta olmak üzere devlet dairelerindeki yuvalanmalara ve dershaneler yoluyla gençleri avlamaya mani oluncaya kadar bu ithamlar niçin yoktu?

Malum çevreler ve kalemler sözümü sağa sola çekmesinler, “bu kötülükler yoktu” demiyorum, her zaman olduğu ve maalesef olacağı gibi bu iktidarda da çürük elmalar vardı, ancak “dosyalar tutulduğu ve bazıları sahte kayıtlar yapıldığı halde neden vatandaşlarla paylaşılmıyor, şantaj aracı olarak elde tutuluyordu!” diyorum.

Kötülük, ahlaksızlık, zulüm, kibir kimde ve nerede olursa olsun usulü dairesinde onunla mücadele etmek erdemlilerin birinci vazifesidir; benim karşı çıktığım ise samimiyetsizliktir, kötülüklerin ıslahı yerine onları istismar etmektir, zamanı geldiğinde şantaj, yıpratma, aleyhte propaganda aracı olarak kullanmaktır.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Katılım bankalarında büyük değişim 20 Eylül 2019 | 966 Okunma Faizsiz finansman tarafındaki gelişmeler 19 Eylül 2019 | 931 Okunma Cuma gününde İslam insanı 13 Eylül 2019 | 271 Okunma Zavallı diyalog 12 Eylül 2019 | 391 Okunma Yalnızca “Lâ ilâhe illallah” diyen? 08 Eylül 2019 | 787 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar