ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Dünya uleması ve ahiret uleması

Gazzâlî İhyâ’da, “Şerhu-Acâibi’l-Kalb” bölümünde, sıradan insanlar bir yana alim geçinenlerin de birçoğunun “kalb, ruh, nefis ve aklın” manalarını bilmediklerini, farklı manalarda kullanılan bu kelimelerin mefhumlarını ve yerlerini karıştırdıklarını kaydettikten sonra şu açıklamayı yapıyor (özetliyorum): Bu kelimelerin insanda var olan maddi-biyolojik karşılıkları da vardır, bunlar hakkında inceleme yapmak ve  bilgi vermek tabiplere ve uzmanlara düşer .

Hayrettin Karaman
Hayrettin Karaman Yeni Şafak Gazetesi
14 Ocak 2018 | 387

Gazzâlî İhyâ’da, “Şerhu-Acâibi’l-Kalb” bölümünde, sıradan insanlar bir yana alim geçinenlerin de birçoğunun “kalb, ruh, nefis ve aklın” manalarını bilmediklerini, farklı manalarda kullanılan bu kelimelerin mefhumlarını ve yerlerini karıştırdıklarını kaydettikten sonra şu açıklamayı yapıyor (özetliyorum):

Bu kelimelerin insanda var olan maddi-biyolojik karşılıkları da vardır, bunlar hakkında inceleme yapmak ve  bilgi vermek tabiplere ve uzmanlara düşer. Bu  dört kelimenin bir de insanda bulunan ve onu diğer canlılardan ayıran, maddi olmayan idrak merkezi (bu manada latîfe kelimesi kullanılıyor)  manası  vardır ki, bu kelimelerin dördü de, bu manada birleşir/kullanılır; yani dört kelime ve beş mana var; her birinin maddi, biyolojik manaları dört, birleştikleri mana ise beşincisi olup  “insanda var olan,bilen ve idrak eden latife” demektir.

Kur’ân’da zikredilen kalb, işte bu latife manasında, “derinden kavrayan ve eşyanın hakikatini bilen kalbdir”,  bu kalbin, biyolojik kalp ile özel bir alakası vardır; gerçi bu kalp, bütün organlarla ilgilidir ve onları kullanır, ama biyolojik kalp vasıtasıyla kullanır.

Gazzâlî İlim bölümünde ilmin

tarifini, çeşitlerini, makbul olanını ve olmayanını, farz-ı ayn (herkesin bilmesi gereken) ve farz-ı kifaye hükmünde olanlarını … açıklıyor. Farz-ı kifaye olan “toplumun muhtaç olduğu kadarını yeteri kadar kimsenin bilmesinin yeterli olduğu ilimlerdir”.

Ona göre Peygamberimizin (s.a.) “Herkese farz olduğunu” bildirdiği ilim, müminin kulluk vazifesini yerine getirmesi için gerekli olan ilimdir. Bunun da  namaz, oruç, temizlik gibi bütün müminler için ortak olanı yanında, insanın mesleği, işi, vazifesi, hal ve durumuna göre değişen kısımları vardır. Zekatla yükümlü olan bir mümin, bu ibadeti yapacak kadar zekat konusunu da farz olarak  öğrenecektir, ticaret yapan bir mümin ticarette haramı, helali de farz olarak öğrenecektir. 

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER