Kutuplaşmaya devam ediyorum...

Yeni bir dönemdeyiz... Sıkıntılı fakat yeni fırsatlara da açık bir dönem... Bütün kesimlerle birlikte ortak bir toplumsal kadere doğru ilerlemeye odaklanmamız gerekiyor... Tamam! Bunları anlıyor ve...

Yeni bir dönemdeyiz...
Sıkıntılı fakat yeni fırsatlara da açık bir dönem...
Bütün kesimlerle birlikte ortak bir toplumsal kadere doğru ilerlemeye odaklanmamız gerekiyor...
Tamam!
Bunları anlıyor ve katılıyorum.
Ancak sizi bilmem ama ben tam bu noktada eskisi gibi "kutuplaşma"ya devam ediyorum.
Kimse kusuruma bakmasın!
Tabii beni yanlış anlamanızı da istemem.
Çok zamandır "huysuz" biri değilim.
Zaten insanın kıymetli vaktini "çatışmalar/çekişmeler"le harcamasına çok üzülen biriyim, özel hayatımda bundan kaçınırım.
Hem insan onca yıl dost gülleriyle yaralanan bir kalp taşımaktan yorulunca en sonunda ruhunun dış çeperinin azıcık nasır tutmasına izin veriyor.
Yani sonuç olarak gergin falan değilim, hisseden biri şu dünyada ne kadar iyi olabilirse, o kadar iyiyim.

***
Fakat görüyoruz işte!
Malum tayfanın düzelmeye, el ele vermeye, "iyi" olmaya hiç niyeti yok.
Kötülük paçalarından akıyor.
Hiç rahat durmadıkları gibi millete de rahat vermiyorlar.
İşleri güçleri kaos kışkırtıcılığı, işleri güçleri yalan dolanla kendi kirli kanlarına taze "muhafazakâr kanı" enjekte etmek...
Daha düne kadar çevrelerine "aman canım hiçbir şey için çok üzülmeyeceksin, sonra sen hasta oluyorsun, halbuki her koyun kendi bacağından asılıyor" diye tavsiyeler veren, hali vakti ve benmerkezciliği gayet yerinde insanlar biliyorum.
Şimdi kalkmışlar, kim bilir hangi sıkıntıların, hangi ruhsal girdapların ardından intihar eden talihsiz bir baba ve evladı üzerine ağıtlar düzüyorlar.
Vur patlasın çal oynasın yaşarlarken birdenbire yoksulluğun acısını mı fark etmişler? Ne gezer!
***
O halde söyleyin bana...
Bu samimiyetsizlikle, bu pis hesapçılıkla kutuplaşmayı neden bırakayım?
Benim için bazıları maalesef hayattan tanıdık.
Diğerlerinin ruhlarındaki çözülmeye de sosyal medyadan aşinayım.
Bir de tabii türlü nedenlerle iktidara kırgın bir muhafazakâr kesim var ki, yukarıda anlattığım kaos vantilatörlerine ayran budalası gibi bakmaya başladılar.
Oysa mesele siyasi pozisyonlarımızla ilgili değil, emin olun...
Kim, hangi siyaseti savunuyormuş önemli değil.
Mesele mide bulandırıcı düzeyde samimiyetsizlik üzerinden kurgulanan siyasi hesaplar...
YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sahnedeki denge bozulur mu? 16 Nisan 2024 | 188 Okunma Bayram tatilinde halk dersleri 15 Nisan 2024 | 361 Okunma Dalgıçlık zamanı... 13 Nisan 2024 | 86 Okunma Bilmiyor muyuz sanki! 12 Nisan 2024 | 133 Okunma Kulak ver! 11 Nisan 2024 | 124 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar