Kanlıca’da bir gün

Ballı yoğurt siparişinden vazgeçiyorum. Çay söylüyorum. Hafif demlice ve ince bellide. Malum, sıcakta sıcak içmek serinletiyor. Sonra birden Emirgan tarafından hızla Kanlıca'ya doğru kopup gelen tatlı bir...

Ballı yoğurt siparişinden vazgeçiyorum.
Çay söylüyorum.
Hafif demlice ve ince bellide.
Malum, sıcakta sıcak içmek serinletiyor.
Sonra birden Emirgan tarafından hızla Kanlıca'ya doğru kopup gelen tatlı bir esinti.
Bu iyi işte!
Deniz kıyısındaki bir masada iki kız çocuğu dondurmalarını öyle iştahla yiyorlar ki, içlerindeki neşe kahvede oturan herkese yayılıyor, havadaki nemin baskısı hafifliyor.
Yanımdaki sandalyeye koyduğum sırt çantamı açıp Kevin Barry'nin, adı pek güzel diye aldığım "Tanca'ya Gece Feribotu"nu çıkarıyorum.
Günlerdir sömürgecilik üzerine ve iklim mücadelesi denen heyulanın karanlık yönleri üzerine okuyorum.
Üzerimde yüzlerce sayfanın ağırlığı var.
Şimdi yeni...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
CUMARTESİ NOTLARI: Bilime de yazık ettiniz! 18 Eylül 2021 | 84 Okunma Hâlâ mı hümanist Yunus?!! 17 Eylül 2021 | 118 Okunma Konut, insan, zaman... 16 Eylül 2021 | 202 Okunma Tuzak 14 Eylül 2021 | 339 Okunma İki kule, bir uygarlık! 13 Eylül 2021 | 111 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar