Küçük çobanın hikmet ve ibret dolu cevapları

Abdullah bin Mübârek hazretleri, koyun otlatan bir çocuk gördü. "Ona bir mesele öğreteyim" diye yanına gitti...    Edep ve nezaket medeniyeti -7- İslâm âlimlerinin büyüklerinden Abdullah bin...

Abdullah bin Mübârek hazretleri, koyun otlatan bir çocuk gördü. "Ona bir mesele öğreteyim" diye yanına gitti... 
 
Edep ve nezaket medeniyeti -7-
İslâm âlimlerinin büyüklerinden Abdullah bin Mübârek hazretleri, birkaç koyun otlatan, onlara çobanlık yapan bir çocuk gördü ve; “Zavallı çocuk!.. Büyüyünce Allahü tealanın ibâdet ve mârifetine nasıl kavuşur?” diye düşündü. Gidip çocuğa, Allahü teâlâlayı tanımakta bir mesele öğreteyim diye karar verdi...
Çocuğun yanına geldi ve aralarında şu konuşma geçti:
“Evlâdım! Allahü teâlâyı bilir misin?”
“Kul nasıl sahibini bilmez?”
“Allahü teâlâyı ne ile biliyorsun?”
“Bu koyunlar ile biliyorum.” 
“Bu koyunlar ile Onu nasıl biliyorsun?”
“Bu birkaç koyun, çobansız işe yaramaz. Bunlara koruyucu olarak birisi lâzımdır ki; su ve ot versin! Kurttan ve diğer tehlikelerden korusun! Bundan anladım ki, bu âlemdeki hiçbir şey koruyucusuz olamazlar. Bu binlerce çeşit mahluku korumaya gücü yeten Allahü teâlâdan başkası değildir.”
“Allahü teâlâyı nasıl bilirsin?”
“Hiçbir şeye benzetmeden bilirim”
“Böyle olduğunu nasıl bildin?”
“Yine bu koyunlardan.... Ben çobanım. Onların koruyucusuyum. Onlar benim korumam ve tasarrufum altındadırlar. Onlara dikkatle bakıyorum. Ne onlar bana benzerler ve ne de ben onlara benzerim. Buradan, bir çoban koyunlarına benzemezse, Allahü teâlânın elbette kullarına benzemeyeceğini anladım.”
“İyi söyledin! İlimden bir şey öğrendin mi?” 
Ben bu sahralarda nasıl ilmin sırrını öğrenebilirim?”
“Peki başka ne öğrenmiştin?”
Üç sır öğrendim: Din ilmi, dil ilmi ve beden ilmi sırrı!”
“Bunlar nelerdir? Ben bunları bilmiyorum.” 
“Gönül sırrı şudur ki: Allahü teâlâ bana kalp/gönül verdi. Kendini tanımak ve sevmek yeri yaptı. Bu kalp ile Onu bileyim. Onun sevdiklerine gönülde yer vereyim, sevmediklerine yer vermemeyeyim ve böylelerinden uzak olayım. Dil ilmi sırrı ki, bana dil verdi. Dili zikretmek, Onun adını söylemek yeri yaptı. Bununla Onu hatırlayıp adını söylemeyi, Ondan bahsedilmeyen sözden onu korumayı, böyle sözden uzak olmayı istedi. Beden sırrı şudur ki: Bana beden vermiştir. Onun ile kendine hizmet olan her şeyi yaparım. Hizmet olmayan şeyi ise bedenimden uzaklaştırırım.”
Abdullah bin Mübârek hazretleri, çocuk çobana “Ey evlâdım! Önceki ve sonraki ilimler, senin bana bu öğrettiklerindir. Bana nasihat ver!” deyince, şu nasihati yaptı:
“Ey efendi! Âlim olduğun yüzünden belli oluyor. Eğer ilmi Allah rızası için öğrendiysen insanlardan istemeyi kes! Yok dünya için öğrenmişsen, cennet arzu ve isteğini kalbinden çıkar!”
YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sünnete uygun ezân okurken nelere dikkat etmelidir? 12 Şubat 2020 | 68 Okunma Ezan-ı Muhammedî bugüne kadar nasıl okundu? 05 Şubat 2020 | 166 Okunma Ezân, tegannî ile okunmamalıdır!.. 29 Ocak 2020 | 122 Okunma İbadetlere bidat karıştırmak kalpleri karartır!.. 22 Ocak 2020 | 48 Okunma İbadetlere bidat karıştırmamalıdır 15 Ocak 2020 | 69 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar