Yeni ortak bölen: İstanbul Sözleşmesi

Doğuştan sahip olunun kimlikler üzerinden ve karşıtlık temelli yürütülen hiçbir tartışma olumlu bir yöne evrilmiyor. Bilakis kimliksel farklılıkları derinleştiriyor, tarafları birbirini daha anlamaz...

Doğuştan sahip olunun kimlikler üzerinden ve karşıtlık temelli yürütülen hiçbir tartışma olumlu bir yöne evrilmiyor. Bilakis kimliksel farklılıkları derinleştiriyor, tarafları birbirini daha anlamaz kılıyor.

İstanbul Sözleşmesi üzerinden bir süredir yaşadığımız da böyle bir şey işte. Giderek ideolojiler üstü bir bölene dönüşmek üzere ve her nasılsa koca koca insanlar bu tartışma içine çekildikleri anda birden bire kabalaşıyor, beyefendilik yahut hanımefendilik buhar olup uçuyor.

Dahası İstanbul Sözleşmesi ile ilgili en ufak olumlu cümle, eşcinselliği desteklemek ve aileyi hedef almakla bir tutuluyor. Sözleşme ile ilgili eleştirel bir yaklaşım içinde olanlar ise en başta homofobik, sırasıyla kadına şiddeti onaylayan, çocuk tacizcilerini destekleyen kaba softa tipler olarak resmediliyor. Ve bu bir Müslüman prototipine dönüştürülüyor.

Ortada hem verili kimliklerin irrasyonel savunusunun yol açtığı yapısal bir sorun hem de trolizm çağında yaşıyor olmanın

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ermenistan neyine güveniyor? 30 Eylül 2020 | 260 Okunma FETÖ ile mücadele biter mi? 09 Eylül 2020 | 2.651 Okunma Türkiye'nin cesaretini kırmak 04 Eylül 2020 | 145 Okunma Cumhuriyet Halk Partisi'nin DHKP-C terör örgütüne bir zaafı mı var? 02 Eylül 2020 | 3.014 Okunma Memleket için sevinemeyenler 21 Ağustos 2020 | 2.247 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar