Kabağın sahibi vardır elbet!

Belki bazılarınız biliyorsunuzdur ama bilmeyenler için yazayım. En sevdiğim hikâyelerdendir... Mikro ölçekte de olsa benzerlerini gördüğüm, yaşadığım bir hikâye...

Hepimize sabır ve tevekkül adına ibret olması için paylaşayım istedim yine de...
Efem, vaktiyle bir derviş, nefsle mücahede makamının sonuna gelir. Meşrebin usulünce bundan sonraki makam “Kalenderîlik” makamıdır. Yani her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir... Saç tıraşı için soluğu berberde alır.
“Vur usturayı berber efendi” der.
Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının saç kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri.
Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Oradan buradan… 24 Kasım 2020 | 58 Okunma Eşek hoşaftan ne anlar 22 Kasım 2020 | 465 Okunma Formülün hükmü daimî... 17 Kasım 2020 | 84 Okunma Tatlı yiyelim tatlı konuşalım 15 Kasım 2020 | 80 Okunma Hayat... 10 Kasım 2020 | 269 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar