KAFESTEN BİR NİDÂ

III. Selim’in, diğer çağdaşlarından daha fazla bir şekilde olağanüstüne, sihre veya büyüye inandığını kendi şiirlerinden göremediğimi söylüyordum.

Onun elinden çıkma hatt-ı hümâyunlarda da bu konuda bir işaret yoktur. Dahası sihri, Müslüman olmayanların bir faaliyeti olarak gördüğüne dair bir dörtlüğü bulunuyor: “Küffār İslām üstüne sihrini saçar Okuyalım ism-i a‘zamı efsūnı bozar Kāfir elinde kaldı bunca Tātār Kırım gibi yüce şehr kalsın mı böyle” Peki, diyelim ki düşman yapsa da sihre inanıyor; ama gördük, Âsım da o kadarına, hatta daha fazlasına inanıyordu. Hatta önerilen reçete bile aynıdır… 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Osmanlı sanayiinden kalanlar ve bir ara 05 Ocak 2020 | 209 Okunma Son vakanüvisin gramofon fabrikası 29 Aralık 2019 | 202 Okunma Osmanlı’nın istatistik meselesi 22 Aralık 2019 | 205 Okunma Yıl 1897 Van’da 9 bin 567 tiftik keçisi 15 Aralık 2019 | 702 Okunma Osmanlı niye deri ithal ediyordu ki? 08 Aralık 2019 | 530 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar