Türkiye’de gerçekten neler oluyor?

Kafanız mı karışık? Politikalar gerçekten yerli mi? Milli Eğitim’de başarı sağlandı mı? Ordumuz ve istihbaratımız güçlü mü? Türkiye’nin dünyadaki gerçek imajı nedir?...

Kafanız mı karışık? 

Politikalar gerçekten yerli mi? Milli Eğitim’de başarı sağlandı mı? Ordumuz ve istihbaratımız güçlü mü? Türkiye’nin dünyadaki gerçek imajı nedir? Müslümanların son kalesi olduğu doğru mu? Amerika’nın, Rusya’nın ve Avrupa’nın Türkiye’ye bakışı ne?

“Karışmış bir kafanın” daha iyi olduğunu düşünenlerdenim, zira böyle bir kafa doğruyu bulmak için harekete geçer. “O balıklar ki denizin içindedir ama denizin ne olduğunu bilmezler” mısralarında olduğu gibi algılarla dümdüz edilmiş ve sanal olduğu halde gerçekliğine inanılmış bir hayatı yaşamaktansa doğruyu bulmakla geçen yollarda ayakkabı eskitmek daha iyidir! Eskiyen ayakkabı değiştirilir ama kaybedilmiş hayat geri alınamaz.

Yukarıdaki sorulara cevaplarla devam edelim mi?:

1)Türkiye’de her şey yerli ve milli olmamakla birlikte mevcut devlet politikaları yerli ve millidir. Anayasası devlet kurulduktan bir sene sonra değiştirilmiş ülkemizden bahsediyoruz. Yasaları kuşatılan ülkenin insanı özgür değildir. Son dönemde yapılan şey “özgürleşme” mücadelesidir. Yerli olma düşüncesi yoksa bunu fiiliyatta nasıl yapacaksınız? Türkiye’de yerli zihinlerle daha çok milli ürün ortaya çıkacaktır, gidişat bu yöndedir. Artık kimsenin “motivasyonumuz ve ideallerimizi” dağıtmasına müsaade etmemeliyiz. Şayet müsaade edersek evlerimizin içine giriyorlar, mahrem eşyalarımızı karıştırıyorlar, halılarımıza ayakkabılarıyla basıyorlar, çocuklarımızın gözü önünde ellerimizi kelepçeleyip, kafamıza bastırarak götürüyorlar! Tüm ürünlerin yerli olmaması, bunların hiçbir vakit yerli olmayacağı anlamına gelmez!

2)Milli Eğitim’de devrim yapıldı, ama bu devrimi kirleten yine “toplumdan bazıları” olduk. Serbest kıyafet geldi, lakin okul aile birlikleri üniformada karar kılarak üstelik eskisinden daha pahalıya elbiseler alınmasına sebep oldu. Hükümetin “iyi niyeti” tuhafiyeciler ile okul idarecileri arasında zayi edildi. 141 milyon ders kitabının basılıp dağıtılması devrimdir. Bunu da kitapların içeriğini dolduramayanlar ve öğrenci velilerine özel firmaların bastığı “kitap setlerini” almak zorunda bırakanlar kirletiyor maalesef! Ama ne olursa olsun hiçbir devrimin üstü örtülemez. Yeni Bakan Ziya Selçuk’u hep konuşurken gördük, umarız icraatta da görürüz!

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Otel lobilerinde peşkeş çekilenler! 24 Haziran 2019 | 2.528 Okunma Tacikistan’dan notlar 17 Haziran 2019 | 1.808 Okunma Türkiye kuşatıldığı için Kâbe kuşatıldı 10 Haziran 2019 | 1.462 Okunma Bay Ekrem’in “kucakladıkları” neden “tuzaklıyor” o vakit? 03 Haziran 2019 | 1.649 Okunma Akit’in ısrarlı yayınları ve gerçekler 27 Mayıs 2019 | 1.782 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar