ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Seçmene güzel vaatler

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim beyannamesini açıklarken “demokrasi ve özgürlükleri, AB üyeliği ve ülkelerle iyi ilişkileri” öne çıkardı .

Güngör Mengi
Güngör Mengi Vatan Gazetesi
26 Mayıs 2018 | 97
Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim beyannamesini açıklarken “demokrasi ve özgürlükleri, AB üyeliği ve ülkelerle iyi ilişkileri” öne çıkardı.
Cemevlerine hukuki statü tanıyacakları konusu önemli. Alevi yurttaşların da aynı haklara sahip olması, mezhep ayırımı yapılmaması demokrasinin gereğidir.
AİHM kararlarına rağmen bugüne kadar cemevlerine statü verilmemiş olması yeterince gecikmedir.
Cumhurbaşkanı’nın, “demokrasiden, özgürlüklerden, haklardan taviz vermedik ve buna 24 Haziran seçimi sonrasında da devam edeceğiz” sözleri de vaat olarak kalmamalıdır.
Bilindiği gibi demokrasi ve özgürlüklerin güvencesi “bağımsız yargı”dır. 
Vatandaşın hakkını arayabileceği, kendini güvencede hissederek yaşayabileceği bir ülke ancak bağımsız bir yargıyla sağlanabilir.
 
Yargıya güven
 
Bugün ekonomide yaşadığımız sıkıntılı dönemde, döviz karşısında TL’nin değer kaybetmesinde de hukukun, yargı bağımsızlığının rolü vardır.
Haksız tutuklamalar, yargının keyfi kararları, yabancıların da bir sivil toplum toplantısında bile tutuklanabiliyor olması önemlidir.
Yabancı yatırımcının da yatırım yapacağı ülkede hukuku sağlayacak güvenilir bir yargının olmasına önem vereceğini unutmayalım.
Türkiye’de de sanayici ve iş adamlarının derneği TÜSİAD 2 gün önce yapılan YİK toplantısında aynı noktayı vurguladı.
Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan “Ekonomide birikmiş sorunlar, hukukun üstünlüğü, yargıya güven sağlanmadan çözülemez” dedi.
Yüksek enflasyona ve ekonomideki zorluğa “seçim sonrası önlem alınacağı” söylenirken, seçim sonrası bugünkü durumu etkileyen şartların ortadan kaldırılacağı anlamı çıkıyor.
Bu önlemleri bugünden almak çok daha uygun değil midir?
Seçime kadar işleri biraz daha kolaylaştırmayacak mıdır?
 
Ohal’in devamı
 
OHAL uygulamasının hala devam etmesi, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerini bile etkiliyor.
24 Haziran seçimi öncesinde OHAL’in kalkması, verilen sözlerde yer alan demokrasiye şimdiden dönüşü müjdeleyebilirdi.
Daha önceki yazılarımda söz ettiğim ve ekonomistlerin de vurguladığı “cari açık” gibi etkenler yanında OHAL de ekonomiyi etkiliyor.
Vatandaş doğal olarak “her an çıkabilecek bir kararname ile” beklenmedik kararlar alınabileceği endişesiyle harcamadan vazgeçiyor. Döviz’in, Merkez Bankası’nın faiz arttırımına rağmen fazla oynamaması da diğer konularda acilen adım atılmasının önemini göstermektedir.
 
AB üyeliği
 
Erdoğan’ın açıkladığı seçim beyannamesi, AB üyeliği için “kazan-kazan esasına göre süreci işletmekten vazgeçmeyeceğiz” diyor. AB yolundan dönmeyeceksek, önce Kopenhag Kriterleri’ne uymamız, şartları sağlamamız ve demokrasinin burada var olduğunu göstermemiz gerekir.
“Kazan-kazan” kuralı esas alınacaksa Türkiye’deki mültecilerin maddi-manevi yükünün de paylaşılmasını ve azaltılmasını istemeliyiz.
Bunların hepsi “seçimden önce” de gerçekleştirilebilecek şartlardır.
Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER