ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Türkiye’nin giderilmeyen kaygıları!

Suriye meselesine geçmeden önce son günlerdeki “zina-çocuk tecavüzü” tartışmasında bir hatırlatma yapmak istiyorum .

Güngör Mengi
Güngör Mengi Vatan Gazetesi
24 Şubat 2018 | 67
Suriye meselesine geçmeden önce son günlerdeki “zina-çocuk tecavüzü” tartışmasında bir hatırlatma yapmak istiyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuk tecavüzleriyle ilgili olarak yaptığı konuşmada “Zina ile ilgili düzenlemeyi de yaparak taciz, tecavüz konularını aynı kapsamda değerlendirmek gerekiyor” dedi. CHP Sözcüsü Bülent Tezcan ise Ahmet Hakan’ın bir gün önceki yazısında muhalefete yaptığı “Muhafazakarlar ile milliyetçileri birleştirecek zina tartışmasından uzak durun” önerisine uyacaklarını açıkladı.
 
Tezcan “Çocuk istismarı konuşulurken zinayı gündeme getirmek konuyu sulandırmaktır. Zinayı tartışmak yerine çocuk istismarını ısrarla gündemde tutacağız” diyor.
 
Zaman kaybedilmeden…
 
Gerçekten de “taciz veya istismar” değil, net şekilde bebeklere “tecavüz” eden sapıklardan söz edilirken yetişkinleri ilgilendiren zina konusunun nasıl bu tartışmaya girdiği merak konusudur.
Zinayla ilgili düzenleme yapılacaksa bu ayrı bir düzenleme olmalı, bebek-çocuk tecavüzleri ise “zina veya başka bir konuyla” zamana yayılmadan, bir gün bile zaman kaybedilmeden derhal bitirilmelidir. Cumhurbaşkanı’nın söylediği “en ağır cezalar” derhal kararlaştırılıp, Meclis’te yasalaştırılabilir, “gündemde tutmaya” bile fırsat bırakmayacak bir sürat şarttır.
 
ABD-Esad muamması
 
ABD ile Esad’ın “PYD-PKK’ya destek” konusunda aynı safta olduğuna uzun süre önce değindim. Esad aslında Suriye iç savaşı başladıktan sonra PYD ile aynı safa geçmişti. Sonra Afrin’de TSK’nın mücadele ettiği PKK’ya diğer bölgelerden yardıma giden PKK’lı teröristlere destek verdi. Şimdi de rejim güçlerini Afrin’e sokarak destek veriyor. Demek ki PYD-PKK konusunda Esad’la ABD’nin aynı çizgide hareket ettiği ortada.
 
Diğer tarafta ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü çıktı ve “Esad rejimi Doğu Guta’da 400’den fazla sivili öldürdü ve Rusya ile İran tarafından destekleniyorlar. Bu da Astana sürecinde söz edilen ‘çatışmasızlık bölgeleri’nin gülünç hale geldiğini, bu sürecin bittiğini gösterir” dedi.
 
Türkiye ile ilişkilerinde “söylemiyle eylemi birbirini hiç tutmayan” ABD, Suriye rejimiyle ilişkide de çelişkili bir tutum sergiliyor… Esad’la aynı safta olmaları acaba tesadüf mü?
 
‘Bana güvenmeyin’
 
Tabii bu durum medyanın da gözünden kaçmadı ve Pentagon’un baş sözcüsü Dana White’a basın toplantısında “Esad yanlısı milisler PKK’yı desteklemek için Afrin’e girdiğine göre ABD artık Esad rejiminin müttefiki midir” sorusu ısrarla soruldu ama cevabı alınamadı.
 
White, ABD ile Türkiye arasındaki son görüşmeler konusunda da “Kaygılarının giderilmesi için Türkiye’ye yardım ediyoruz” dedi. Aynı zamanda PKK’ya yardım ederek bu “kaygı giderme”nin nasıl başarılacağı sorulsa ona da cevap veremeyecekleri bellidir.
 
Afrin’de işler iyice karmaşık hale geliyor, “Astana süreci bitti” açıklaması çok önemli. Rusya’nın “Türkiye ancak Şam yönetimiyle doğrudan görüşerek sorunu çözebilir” sözünü unutmayalım. 
Esad’ı her şart altında destekleyen Rusya’nın “bana güvenmeyin” uyarısıdır bu!
Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER