Yürütme yargıya baskı yapıyor ve savcılar ile yargıçlar bunu protesto edip istifa ediyor.. Yok, bizde değil, ABD’de…

Kendi tartışmalarımıza yoğunlaşmaktan dünyada kendini belli eden yeni eğilimleri gözden kaçırdığımızın farkındayım.

Oysa, bir yerlerde pişen ne varsa, bir süre sonra, daha önce onu denememiş, dıştan bakıldığında “Orada böylesi olmaz” diye düşünülen ülkelerde de varlığını hissettiriyor.

Olumlu gelişmeler kadar olumsuzlar da…

ABD’de siyasetin yargıya müdahalesi oraya da olumsuzluk taşınmasına örnek böyle bir konu.

‘Kuvvetler ayrılığı’ ilkesinin en keskin biçimde yaşandığı ülkelerin başında ABD geliyor. Yürütme (Beyaz Saray ve bakanlar), yasama (Kongre) ve yargı arasına kalın duvarların çekildiği bir yapısı var ABD’nin…

Bu özelliğinin en aşırı örneğini, son aylarda, bütün dünya, yürümenin başı olan ABD başkanı Donald Trump ile ilgili azil girişiminde izledi. Kongre’nin Temsilciler Meclisi kanadının başlattığı azil süreci Senato kanadında senatörlerin mahkeme jürisi üyelerine dönüştüğü bir yargılamayla sonuçlandı.

Senato’daki yargılanmayı yemin edip Senato başkanının yerine oturan Anayasa Mahkemesi (Supreme Court) başkanı yönetti.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sonunda ‘Şah-mat’ olmak istenmiyorsa ‘devletler oyunu’nu ustaca oynamaktan başka çare yok… 26 Şubat 2020 | 6.412 Okunma ‘Siyaset 101’ denemesi: Türkiye’de eski ve yeni partiler ilk kez siyaset zeminini genişletme çabasındalar… 25 Şubat 2020 | 4.759 Okunma Türkiye ‘zafer’ peşinde koşarak nereye varabilir? Unutmayalım: Esas zafer nefsi dizginlemekten geçer… 24 Şubat 2020 | 5.715 Okunma Hani adaletin kestiği parmak acıtmazdı? Kararların kabulü için parmağın mutlaka acıması mı gerekiyor? 23 Şubat 2020 | 1.404 Okunma Nesilleri yargıya güvene kavuşturmanın yolu mutlaka bulunmalı… 22 Şubat 2020 | 672 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar