‘Eldeki bulguru koruyalım’ derken sahiplenilen değerleri kaybetmek de var…

Din ile siyaset ilişkisi ve o ilişkiye dayanan çelişkili yaklaşımlar sanki günümüzün bir sorunuymuş gibi ele alınıyor. Siyasilerin din ağırlıklı söylemleri, din adına konuştuğu...

Din ile siyaset ilişkisi ve o ilişkiye dayanan çelişkili yaklaşımlar sanki günümüzün bir sorunuymuş gibi ele alınıyor. Siyasilerin din ağırlıklı söylemleri, din adına konuştuğu varsayılan kişilerin iktidara yönelik sahiplenme veya eleştirel tavırları yüzünden çıkan tartışmalarda da, bu kabulün ağırlıklı bir yer işgal ettiği görülüyor.

Oysa gerçek farklı: Tartışma konusu, ilahi bildirime muhatap Hz. Peygamber’in üfulünün hemen ardından başlayan ve varlığını yüz yıllar boyunca hissettiren bir sürece aittir. 

“Tartışma” dedimse bunu müzakere veya görüş açıklama olarak da anlamamak gerekiyor. Din-siyaset ilişkisinin doğurduğu kanlı savaşlar yanında, konunun taraflarından kendisini karşı cephede yer alanlardan daha güçlü hissedenlerin muhataplarını zor duruma düşürecek çıkışları da var. Din adına konuşanlar siyasi hayat içerisinde yer alan muarızlarını dinden sapmakla itham ederken, iktidar sahipleri de kendilerine boyun eğmeyen, icraatlarına din adına karşı çıkanları işkencelere maruz etmiş, öldürebilmiştir.

Günümüzde de bu nalandaki çatışmalar farklı cereyan etmiyor. İslam Dünyası içerisinde yer alan ülkelerin kendi gelenekleri ve özel şartlarının ağırlık taşıdığı çekişmelerde, tarih boyunca işitilmiş ‘fitne, fesat’ sözcükleri ve ‘dinden sapma’ ithamlarına karşılık, iktidardakilerin de siyasi rakiplerini ‘terörist’ ilan edip onları en aşırı mücadele yöntemlerine muhatap ettikleri görülüyor.

Siyasete ağırlık koyma yöntemini benimsemiş ve varlığını hissettirdiği son 100 yıl içerisinde değişik ülkelerde iktidarı elde etme çabasına girdiği görülmüş Müslüman Kardeşler (MK) örgütü sözgelimi, Mısır ve Körfez ülkelerinde ‘yasadışı terör örgütü’ muamelesi görüyor.

Mısır’da seçimle iktidara gelmiş MK’ya karşı askeri darbe yapıldı. En son Tunus’ta devlet başkanı MK etkisinde olduğunu ilan ettiği siyasi hareketi (En-Nahda Partisi’ni) sistem dışına itme sonucunu doğuracak bir girişimde bulundu.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Babamın sandığı.. Biraz nostalji biraz da geçmişten çıkartılmasını arzu ettiğim dersler… 27 Ekim 2021 | 857 Okunma Ülkeler yaptıklarının Viyana Sözleşmesi’ne uyduğunu duyurdu, Türkiye  bunu‘geri adım’ saydı.. Kriz sona erdi… 26 Ekim 2021 | 3.025 Okunma Soros nasıl ‘nefret objesi’ haline geldi? “Soros’un şubesi” olmak ne demek? 25 Ekim 2021 | 4.201 Okunma İşin şakası yok; 10 büyükelçi gidecek, 10 büyükelçi gelecek.. Onları başkaları da izleyebilir… 24 Ekim 2021 | 2.401 Okunma Gelişmeler madem ülkemize karşı birer ‘operasyon’, yanlış yapmaktan vazgeçilmelidir 23 Ekim 2021 | 1.203 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar