Sanal dünyada yaşamak

Vaktin çoğunu bilgisayar başında geçiren kişiler gerçek hayattan kopuk, sanal bir aleme açılıyor ve burada kendilerine bir yer edinmeye çalışıyorlar. Sanal alem özellikle narsist eğilim taşıyan...

Vaktin çoğunu bilgisayar başında geçiren kişiler gerçek hayattan kopuk, sanal bir aleme açılıyor ve burada kendilerine bir yer edinmeye çalışıyorlar. Sanal alem özellikle narsist eğilim taşıyan kişiler için bir imkân oluyor. Bu kişiler burada hatalarının üzerini örtüp, iyiliksever, zengin ve saygın bir kişinin rolüne giriyor ve ağlarına taktıkları kimseleri kolayca tuzaklarına düşürebiliyorlar. Anlayacağınız sanal alem bireyleri gerçeklikten koparıyor, kendileri ile yüzleşmekten uzak tutuyor ve bencilleştiriyor. Sanal alemin sakinleri nasıl görünmek istiyorlarsa kendilerini o fotoğraf üzerinden tanıtabiliyorlar. Nasıl bir rol almak istiyorlarsa kendilerini o rolün sahibi olarak gösteriyorlar.

Sanal alem fertlerin vefa ve sadakat duygularını köreltiyor. İnsanlar buradan edindikleri arkadaşlarını sudan sebeplere dayanarak bırakıyor ve hayatlarından tamamen siliyorlar. Yüz yüze kurulan iletişimde ise karşı tarafla maddi manevi alış verişler gerçekleşiyor ve bir bağ kuruluyor. Bu bağ koptuğunda şahıslar yas sürecine giriyor ve yeni duruma uyum sağlamaya çalışıyorlar. Sanal alemin sakinleri için ise böyle bir şey söz konusu değildir. Onlar tutarlı bir bağ kuramadıklarından yas süreci yaşamazlar ve edindikleri arkadaşları bir çırpıda bırakıp yollarına devam ederler.

Sanal alemde ilişkiler buğulu camlar ardından kurulur. Burada karşı tarafın mimiklerini görme, sesini işitme, tepkilerini izleme imkanınız yoktur. Uyaranlardan yoksun olduğunuz için duyarsızlaşır ve ben odaklı yaşamaya başlarsınız. Buradan 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Dünya adalet gününde ne hissettiniz? 27 Aralık 2017 | 68 Okunma Şimdiden sonra ne olacak? 26 Aralık 2017 | 2.480 Okunma Okullarda şiddet eğitimi 25 Aralık 2017 | 93 Okunma Şiddet toplumuna mı dönüşüyoruz? 23 Aralık 2017 | 104 Okunma Sıradan şeyler (2) 22 Aralık 2017 | 74 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar