Yanlış soruların doğru cevabı olmaz Charlie Hebdo...

Sorular, niyetleri açık eder.Sadece niyetleri açık etmez, soru soranın kavrayışını, zeka seviyesini de görünür kılar.Sadece zeka seviyesini ve kavrayışını değil, aynı zamanda kalbindeki kini, neyi...

Sorular, niyetleri açık eder.

Sadece niyetleri açık etmez, soru soranın kavrayışını, zeka seviyesini de görünür kılar.

Sadece zeka seviyesini ve kavrayışını değil, aynı zamanda kalbindeki kini, neyi neyle tarttığını, değiş tokuş ettiğini de ortaya koyar.

Sorular mühimdir. Çünkü sorular, soranın durduğu yeri, durduğu yerden toplamaya niyetli olduğu “pay ve ganimet”i de ortaya koyar.

Meşhur sözdür bilirsiniz, nükte zekanın terlemesidir. Bazen olmayan zekayı, bazen de terleyecek kadar gayret gösteremeyecek tembel zihinleri gizleyecek, bütün yoklukları görünmez kılacak bir kılıf var artık: İslamafobi, yabancı düşmanlığı, kimlikçi yaklaşımlar... Mizahtan başka her şey yapan Charlie Hebdo gibi mesela.

Bir yıl önce, Fransız mizah dergisi her şeye Fransız kalarak bir karikatür yayınlamış, verilen tepkiler maalesef katliamla bitmiş, on kişi hayatını kaybetmişti. Hatırlayın, bütün dünya Paris'e koşmuş, katliama duyduğu tepkiyi bir dergi alarak göstermek isteyenlerin sayesinde, dergi uzun bir süredir elde edemediği tirajı yakalamıştı.

Alışmış kudurmuştan beter diye bir atasözümüz var malumunuz... Mizaha “Fransız kalan” mizah dergisi, olanlardan ders almak yerine, belki yine bütçeme bir katkı olur derdiyle iğrenç bir karikatüre daha imza attı katliamın sene-i devriyesinde.

'Riss', Laurent Sourisseau imzalı karikatürün adı “Göçmenler”. Esad'ın vurduğu yetmez, biz de vuralım “duyarlılığı” ile çizdi herhalde insan haklarına, ölünün haklarına fena halde “Fransız” duran karikatürist.

Sayfanın üstünde balon içinde bütün dünyaya kalbi bir hatırlatma yapan Aylan Kürdi bebeğin kıyıya vuran cesedi, altında “Küçük Aylan büyüdüğünde ne olurdu?” diye soruluyor, sorunun altında da koşarak kaçan bir kadını, elleri açık halde kovalayan iki erkek görülüyor. Karikatürün altında da Fransızca'da arkadan elle tacizde bulunanlar için kullanılan 'Tripoteur' kelimesi kullanılarak, “Almanya'da tacizci” olabileceği ifade ediliyor.

Vatansız ölü bebeği, “potansiyel tacizci” ilan eden zihniyetin hiciv, nükte, eleştiri, insanlık ile bağını kurabilen var mı?

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kapaklı olan her şeyin kitap olma(mak)klığına dair... 15 Nisan 2020 | 2.056 Okunma Evde mi kalıyoruz yoksa ekrana hapis bir hayat mı yaşıyoruz? 10 Nisan 2020 | 2.250 Okunma Kadim kültürde korku ve endişe metafizik ürpertiden payını alırdı... 08 Nisan 2020 | 170 Okunma Hayatı eve sığdırmak için  babalar biraz gayret etse.. 03 Nisan 2020 | 2.301 Okunma Kirli eller, ekonominin yürüyüşünü nasıl etkileyecek? 01 Nisan 2020 | 2.491 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar