Şantiye kafelerde kazma-kürek, kitap kafelerde de kitap

- I- Dört başı mamur kafe medeniyetine giriş yapmış bulunuyoruz. Görgümüz, bilgimiz, zevkimiz; her gün bir yenisi açılan, üç vakte varmadan kapanıp el değiştiren, bu defa bambaşka konsept ile yeniden açılan kafelerin himayesinde.

Kafe deyip dudak bükmeyin. Bakın hem kitaplandık hem kafelendik. Nasıl oluyorsa! Oluyor cümle içinde kitap ile kafeyi yan yana getirip sonra onu tabela yapıyorsunuz. İşlem tamam.

Kitapçılar kapanıyor ama bütün kaldırım üstleri, İstanbul’un ve dahi bütün Türkiye’nin tarihi mekânları kafe oluyor. Kameranın gözünden güzel görünecek her yer, her köşe-bucak kafe olmaya aday. İlgiye, bilgiye, zevke, ihtiyaca binaen her biri kendi kategorisinde destan yazıyor “konsept” olarak.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kapaklı olan her şeyin kitap olma(mak)klığına dair... 15 Nisan 2020 | 2.048 Okunma Evde mi kalıyoruz yoksa ekrana hapis bir hayat mı yaşıyoruz? 10 Nisan 2020 | 2.243 Okunma Kadim kültürde korku ve endişe metafizik ürpertiden payını alırdı... 08 Nisan 2020 | 167 Okunma Hayatı eve sığdırmak için  babalar biraz gayret etse.. 03 Nisan 2020 | 2.278 Okunma Kirli eller, ekonominin yürüyüşünü nasıl etkileyecek? 01 Nisan 2020 | 2.478 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar