Kötünün/kötülüğün destanı

-I-Çocukluğumda, pazar yerlerinde boynuna teyp asıp dolaşan, teypten gelen sesin anlattığı hikayenin matbu halini “destan” diye on kuruşa satan adamlar olurdu.Bir babanın üç çocuğunu ekmek...

-I-

Çocukluğumda, pazar yerlerinde boynuna teyp asıp dolaşan, teypten gelen sesin anlattığı hikayenin matbu halini “destan” diye on kuruşa satan adamlar olurdu.

Bir babanın üç çocuğunu ekmek bıçağı ile doğradığını anlatırdı cızırtılı ses, hikayeyi duyar duymaz, neden neden diye yere çöküp ağlamaya başlardım. Manzara hiç değişmezdi. Ben oracıkta ağlarken bazıları on kuruş verip, tek yaprak teksir ile çoğaltılmış “destan”ı satın alırdı.

Rahmetli büyükannem beni susturmak için “yalan onlar” derdi, “para kazanmak için yapıyorlar”.

Para kazanmak için “uydurulmuş” onca kirli yalan içimi iyice ezerdi, hele hele “yalan destan”ları alanları hiç anlayamazdım.

Büyükbabam Tercüman Gazetesi okuduğu için 3.sayfa haberleri girmezdi eve. Komşumuzun genç kızı Günaydın Gazetesinin Saklambaç ilavesindeki fotoromanlara  meftun idi. Ben onların evine gidince Saklambaç’a değil, Günaydın gazetesinin 3.sayfa haberlerine, gözlerine bant çekilmiş kadın fotoğraflarının altındaki haberlere odaklanırdım.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kapaklı olan her şeyin kitap olma(mak)klığına dair... 15 Nisan 2020 | 2.056 Okunma Evde mi kalıyoruz yoksa ekrana hapis bir hayat mı yaşıyoruz? 10 Nisan 2020 | 2.250 Okunma Kadim kültürde korku ve endişe metafizik ürpertiden payını alırdı... 08 Nisan 2020 | 170 Okunma Hayatı eve sığdırmak için  babalar biraz gayret etse.. 03 Nisan 2020 | 2.300 Okunma Kirli eller, ekonominin yürüyüşünü nasıl etkileyecek? 01 Nisan 2020 | 2.490 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar